Türkçe → Arapça
boğulma Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Denize düşüp boğulma sakın.
ولا تغرق نفسك فى البحر
Şimdi her iki boğulma mecazındaki anafikir
وما يكمن في كلا الفكرتين المجازيتين
Boğulma safra ve korunması tatlı.-- Veda, benim coz.
إن المرارة الاختناق، والحفاظ على.-- الحلو وداعا، كوز بلدي.
Boğulma ve astıma bağlı ölümlerden ise pek bahsedilmez
وفيات الغرق والربو لا تأخذ الكثير من التغطية.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelir
إذا يتخندقون في البحر أجنحتهم الطويلة يمكن أن تصبح مشبّعة بالماء جدا بكلّ إنقضاض، يخاطرون بالغرق
Emin olmak için - karanlık boşlukta bir leke, bir saman içinde Walpole Reef vardı boğulma adam.
كان هناك ريف البول في ذلك -- مما لا شك فيه -- بقعة في الفراغ المظلم، والقش ل الرجل الغرق.
Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren ( korkunç boğulma ) sarıverdi
« فأتبعهم فرعون بجنوده » وهو معهم « فغشيهم من اليَمِّ » أي البحر « ما غشيهم » فأغرقهم.
Anjina pectoris, gerçekten göğüs ağrısıdır, anjina tam anlamıyla bu tür boğulma hissidir, ve pectoris göğüste demektir.
الذبحة الصدرية، وهي ألم في الصدر، إن الذبحة تأتي من هذا النوع من الشعور الخانق، والصدرية تأتي من الصدر. يكون هذا شعور خانق في الصدر.
Sizler gibi sıradan insanlara sorulan bu soru, kaç insanın hortum, havai fişek, astım, boğulma vb. den öldüğünü tahmin etmeleriydi.
وهؤلاء أناس عاديون مثلكم تم سؤالهم لتخمين عدد الأموات من جراء الأعاصير، الحرائق، الربو، الغرق والخ.
"Onu yakaladık!" Boğulma ve tüm bunlar aracılığıyla makaralama ve güreş, Jaffers diye bağırdı mor yüz ve onun görünmeyen düşmana karşı şişme damarlar.
"حصلت عليه!" صاح Jaffers والاختناق وتترنح من خلال كل منهم، والمصارعة مواجهة مع الأرجواني وتورم الأوردة ضد عدوه الغيب.
Sonra dalga dalga bu gemiyi içine sıçramaları ve hızlı hiçbir havalandırma bulma kükreyen çalışır baş ve kıç kadar denizcilere ise henüz denizde boğulma yakınlaşırken geliyor.
موجة بعد موجة قفزات بالتالي إلى السفينة، وإيجاد المخارج السريعة لا يعمل طافوا الصدارة والخلف، حتى اقترب منه البحارة يأتي إلى الغرق في حين واقفا على قدميه حتى الآن.