Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

تذمر Türkçe dilinde

şikayet

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

وبعد حين تذمر المستشارين

Bir süre sonra, danışmanları yakınmaya başladılar.

حسنا يا قطط لا تذمر الان

Peki, kediler, kopuyoruz.

لقد تحملت الجلد بدون أي تذمر

Kırbaç darbelerine şikâyet etmeden dayandım.

لقداخبرتهبكلشىء, بدونتهديدأو تذمر.

Hiç duraksamadan her şeyi, son kelimesine kadar anlattı.

جميعنا علينا أن نتحمل توجع و تذمر والدك المستمر

Babanın bitmek bilmez sızlanmalarına ve yakınmalarına katlanmak zorunda kalıyoruz.

ولا تتذمروا كما تذمر ايضا اناس منهم فاهلكهم المهلك.

Kimileri gibi de söylenip durmayın. Söylenenleri ölüm meleği öldürdü.

فى نفس الوقت, شعبنا تذمر من أجل زيادة الأقمشة والغسالات

Halkımız daha fazla naylon çorap ve çamaşır makinası istiyorlardı

أنا الآن عندما تذمر يسعدني، ويهز الذيل الخاص بي عندما أكون غاضبا.

Şimdi kızgın olduğumda hırlayabilirim benim kuyruk mutluluk ve wag olduğumda.

وسباق السلام فى نفس الوقت, شعبنا تذمر من أجل زيادة الأقمشة والغسالات

Halkımız daha fazla naylon çorap ve çamaşır makinesi istiyorlardı...

وقد بقينا طيلة اليوم نقطف القطن بدون أي تذمر بدون بكاء.. بينما كانوا يغنون هكذا..

Bütün gün orada pamuk topladık, işçiler şarkı söylerken, hiç şikayet etmeden, ağlamadan.

ازداد تذمر من الرعد باطراد في حين نظرت إليه، متميزة وأسود، زرعت بقوة على شواطئ بحر من الضوء.

Ben, ona farklı ve siyah görünüyordu gök homurtu, giderek artan sağlam bir ışık deniz kıyısında üzerine dikti.

سمعت تذمر بني اسرائيل. كلمهم قائلا في العشية تاكلون لحما وفي الصباح تشبعون خبزا. وتعلمون اني انا الرب الهكم

‹‹İsraillilerin yakınmalarını duydum. Onlara de ki, ‹Akşamüstü et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle karnınızı doyuracaksınız. O zaman bileceksiniz ki, Tanrınız RAB benim.› ››