Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

karşı koymak Arapça dilinde

مواجهة

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Ona karşı koymak imkansız.

إنه من الصعب مقاومته

300 adam. Bütün Asya'ya karşı koymak üzere.

ثلاثمائة رجل تقف ضد اسيا باكملها

Ya savaşıp karşı koymak, ya da kaçıp uzaklaşmak.

كان لدى القبائل المحلية خيارين.. اما ام يهاجموا المستعمرون او يرحلوا

Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.

وكمصمم معماري يتوجب علي مواجهة هذه الامور

Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.

وسوف يكون من الصعب ان تواجه ذلك مع أحد الجنرالات الحربية

Ama aynı zamanda karşı koymak için de zamanınız, imkanınız ve tecrübeniz de yok.

ولكن في نفس الوقت ليس لديك الوقت, ولا المصادر ولا الخبرة والمال الكافي لمكافحة ذلك

ROMEO Amin, amin! ancak üzüntü, sevinç değişimine karşı koymak olabilir ne gelmek

ROMEO آمين، آمين! ولكن ما يأتي الحزن، ويمكن، ولا يمكن أن موازنة تبادل الفرح

Ben bakteriyim ve biraz daha zeki olup kendimi antibiyotik tehdidine karşı koymak için tasarlarım.

أن بكتريا وسوف أصبح أكثر ذكاء وأحمي نفسي من المضادات الحيوية

Kendilerine savaş açılan kimselere ( kâfirlere karşı koymak için ) izin verildi. Çünkü onlar zulme uğradılar.

« أذن للذين يقاتلون » أي للمؤمنين أن يقاتلوا، وهذه أول آية نزلت في الجهاد « بأنهم » أي بسبب أنهم « ظلموا » لظلم الكافرين إياهم « وإن الله على نصرهم لقدير ».

Âyetlerimize karşı koymak için çalışanlara, hükmümüzden kurtulacaklarını sananlara, iğrenç ve gayet acı bir azap vardır.

والذين سعوا في الصدِّ عن سبيل الله وتكذيب رسله وإبطال آياتنا مشاقين الله مغالبين أمره، أولئك لهم أسوأ العذاب وأشده ألمًا.

Âyetlerimize karşı koymak için Peygamberlerimizle mücadele edenlerve elimizden kaçıp kurtulacaklarını zannedenler ise zorla getirilip azabın içine atılacaklardır.

والذين يسعون في إبطال حججنا، ويصدون عن سبيل الله مشاقين مغالبين، هؤلاء في عذاب جهنم يوم القيامة، تحضرهم الزبانية، فلا يخرجون منها.

Ona karşı koymak için Kittimden gelen gemiler cesaretini kıracak. Geri dönecek ve öfkeyle kutsal antlaşmaya karşı çıkacak, kutsal antlaşmayı bırakanları yine kayıracak.

فتأتي عليه سفن من كتّيم فييئس ويرجع ويغتاظ على العهد المقدس ويعمل ويرجع ويصغى الى الذين تركوا العهد المقدس.