Türkçe → Arapça
ile yapılan Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Sunucu ile yapılan bağlantı koptu.
فُقِدَ الاتصال بالخادم.
Bu kan yolu ile yapılan bir işlem.
هذه عملية نقل في الدماء
El ile yapılan posta kontrollerini de içerir
ضمن في الفحص اليدوي للبريد:
Ve özellikle de Prusya ile yapılan Tilsit Antlasması.
نتيجة واحدة فائقة الأهمية من
Bu 1930'larda Malibu daki otojir ile yapılan mızrak düellosu.
هذه مروحية الية تتنافس في ماليبو في الثلاثينيات
Skysurfing ayağa takılan bir sörf tahtası ile yapılan skydiving.
والتزلج الهوائي بإستخدام لوح تزلج في الأقدام
Gerhard Nagel ve Karl Deisseroth ile yapılan işbirliğiyle bu öngörü meyve verdi.
وبالتعاون مع "جيرهارد ناجيل " و " كار ديسيروث " اصبحت تلك الفكرة واقعاً
Pekala, sizinle hakkında konuşmak istediğim son proje Chris Milk ile yapılan başka bir işbirliği.
المشروع الأخير الذي أريد التحدث عنه هو تعاون آخر مع كريس ميلك.
Bu tahminler WMAP uydusu ile yapılan gözlemlerle, kainatın ilk hali olan kozmik mikrodalga arkaplanı ile çok iyi örtüşüyor.
وهذه الاستنتاجات متوافقة بشكل كبير مع مشاهدات القمر الصناعي ل WMAP للجزيئات الكونية الدقيقة
Fakat kurban suçlamalarını geri çekmedi çünkü Fredrick'in fotografı ile yapılan teşhis hafızasında olayı kalıcı olarak değiştirmişti.
ولكن الضحية رفض توجيه اتهامات لأنها ادعت أن إنفاذ القانون قد يغير بشكل دائم ذاكرتها من خلال استخدام صورة لفردريك.
Bir insanda, bunlardan 46 tane var. kardeş kromatidler ile yapılan iki kromatidin var ve bunlar iki tane kardeş kromatid ile yapıldı.
فى حالة الانسان, يكون لدينا 46 كروموسوم. لدينا اثنان من الكروموسومات, كل مركبة من كروماتيدات شقيقة, كل مركبة من كروماتيدات شقيقة.
Bu yüzden yönetimdeki elit tabakanın üyeleri ile yapılan......toplantıları gizlice kaydetmesi için gizli bir araştırmacı gönderdik......ve elde edilen görüntü bazı kişileri fazla öfkelendirdi.
لذا أرسلنا محقق سرية إلى سراً من الفيلم في اجتماعات مع أعضاء النخبة الحاكمة، ولقطات الناتجة عن ذلك، حسنا، جعلت بعض الناس غاضبون جداً،