Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

gerileme Arapça dilinde

أسرة صرفية

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Gerileme. Gecikme. Kıyamet.

الركود. الافتراضية. يوم القيامة. مصر. سوريا.

Yerini al! Bir milim gerileme. Kadınları ve çocukları koruyun.

ابق العلم خفاقا واحموا القلعة وحافظوا على النساء والاطفال

Dünyadaki herşey, herşey, gerileme ve çöküş, kavis durumundadır.

صاعد و هابط القوس - منحني الجرس -

Bu gerileme standartlar düştüğünden değil başka alanlarda çok hızlı yükseldiklerindendi.

ليس لأن معاييرها قد تدهورت بل لأن تلك المعايير تطورت بسرعة مذهلةفي باقي العالم.

Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.

والركود، بالطبع، ليس هو الطريقة السليمة للإحساس بالأمل أيضاً، كما هو حالنا مشغولين دائماً بالبحث ماذا حدث.

Yani bu zor ve kolay zamanlardan geçti, savaş ve barış'tan, gelişme ve gerileme dönemlerinden.

أعني أننا خلال السراء والضراء خلال الحرب والسلم، خلال الازدهار والركود

Zorlu ekonomik gerileme yıllarından sonra, bizim işletmelerimiz altı milyondan fazla iş olanağı yarattı.

وبعد سنوات من الركود الشاحب، فإن شركاتنا قد خلقت أكثر من ستة ملايين فرصة وظيفية.

Kenya'da burada bir gerileme oldu, bu arada Ghana onu geçti, ama sonra Kenya ve Ghana birlikte düştüler --

وكينيا قامت بحركة عكسية.. فتقدمت غانا ومن ثم هبط معدل وفيات الاطفال في غانا وكينيا معاً

Birincisi, ne kadar pürüzsüz olduğu -- iyi zamanda ve kötü zamanda, savaşta ve barışta, gerileme, çökme ve yükselme zamanında.

رقم واحد، مدى سلاسته -- خلال الوقت الجيد والسيء والحرب والسلم خلال الركود الاقتصادي والاكتئاب ووقت الإزدهار.

Ekonomik gerileme,baş döndürücü ve korkutucu......bugünlerde havada bir şeyler var.....üstelik gerçekten yetki verilen bir şeyler.

الركود الاقتصادي جعلنا متذيلين وخائفين، وهناك شيء ما في الجو هذه الأيام وهو أيضا مقوي جدا.

Halbuki benim düşününceme göre, bir tasarım yaptığınizda, tasarımı yaptığıniz toplum icinde ya bir gelisme, ya da bir gerileme oluşturursunuz.

ولكنني شعرت أنه عندما تصمم، فإنك إما أن تحسّن وإما أن تضر المجتمع الذي أنت تصمم فيه.

Guardian'da yakın zamanda bulduğum bu şifreli cümle gibi; 1965 yılında koca karısı tarafından öldürüldüğünde evliliklerinde bir gerileme yaşandı.

كما في هذه الجملة المبهمة التي وجدتها في الجارديان مؤخرا. "الزواج عانى عقبة في 1965 عندما قتلت الزوجة زوجها"

İlgili kelimeler ve ifadeler