Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

ızdırap Arapça dilinde

مصيبة

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Yıllarca süren ızdırap bitti.

أتصلي بي الآن وإلا سأبلغ بأنك مفقودة سنوات المعاناة إنتهت

Bir anne olarak ızdırap içindeydim

عانيت الكثير كأم

Çok ızdırap çekmişsin dostum, yanılmam.

واضح أنك مررت بتجربة صعبة ايضا

ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.

لافطات تعبر عن حزنهم

Yüzünde artık nefret ve ızdırap kalmadı.

وجهه لم يعد يعرف الكراهية أو المعاناة.

Sam, ben bir ızdırap duvarıyım, tamam mı?

(سام)، أنا حائط من المآسي، حسناً؟

Big Jim asil ruhluydu. Çok ızdırap çekmişti.

جيم الكبير كان من النوع النبيل لقد عانى

Bırak ruhu ebediyen ızdırap içinde kıvransın!

دع روحه حتى الأبد تتضور فى الكرب و الإدانة

Bu zillet, ızdırap dolu iki yıl boyunca sürdü.

قضيتُ عامين من الإذلال و تحطيم المعنويات

Izdırap çekmeye alışıktı. Her şey ona ızdırap verirdi.

لكم أحبّ المعاناة عانى من كلّ شيء

çocukça yapılmış noktalama hataları ve Fransa ızdırap içinde.

يثرثر بالنحوي وفرنسا تعاني

Kaplan daha sona benim "ızdırap içinde kıvrandığımı" söyleyecekti.

وصفني بعدها كابلان بأنني كنت "أتلوى بلوعة"