Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

غليظ Türkçe dilinde

hödük

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

الوحش كان رجلٌ غليظ أيضاً

Canavar da çok sıkı biriydi.

لا، أنتَ رجلٌ غليظ بعض الشيء

Oldukça sıkı birisin.

تذكر، أنك من جنس فخور من حيوانات غليظ الجلد

Unutma, sen gururlu bir ırktan geliyorsun. Hey, sen bir filsin ve filler ağlamaz.

ثم قال الرب لموسى قلب فرعون غليظ. قد أبى ان يطلق الشعب.

RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,

شخص ما حاد غليظ يلقي نظره على وجهٍ حسن، فجأه... ينكسر و يصبح هش...

Bir bakarsın kabadayının biri güzel bir yüz görür ve şıp diye içinin yağları erir, bir anda duygusallaşır?

« ولما جاء أمرنا » عذابنا « نجينا هودا والذين آمنوا معه برحمة » هداية « منا ونجيناهم من عذاب غليظ » شديد.

Emrimiz gelince Hud ' u ve onunla beraber inanmış olanları bizden bir rahmetle kurtardık; onları katı bir azabdan kurtardık.

وللذين خافوا مقام ربهم جنتان يتنعمون فيهما، متكئين على فرش مبطَّنة من غليظ الديباج، وثمر الجنتين قريب إليهم.

O cennetlikler, astarları kalın atlasdan döşeklere yaslanırlar. Her iki cennetin devşirilecek meyveleri, hemen ellerinin altında olacaktır.

نأخذه ونلفّه في قماش أبيض نظيف وبعد ذلك نلفّه بشدّة في قماش كتاني غليظ ونضعه في حفـرة مملؤة بالفحم المتأجج لـ 18سـاعة!

Bu kafayı alıp temiz beyaz beze sararız, sonra da çadır beziyle sımsıkı bağlarız sonra sıcak kömürler ve çalılarla dolu bir çukurda 18 saat bekletiriz.