Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

إثم Türkçe dilinde

suç

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

سمعت أنه كان مثلث الحب ليس إثم؟

Bir aşk üçgeni diye duydum. Borç yüzünden değil mi?

وضع آخر لا إثم على رأسي ويحثني على الغضب: يا يكون ذهب!

Öfke için beni çağıran kafamın üzerine başka bir günahı olmayan koyun: O gitti!

وأنا بريء من ارتكاب أي إثم خلال إدارتي لخزينة الملك كمستشار

Ben masumum. Ne kralın hazinesini bir başbakan olarak yönetirken, ne de hehangi başka bir zaman, suç olan hiçbir şey yapmadım.

إني أريد أن ترجع حاملا إثم قَتْلي، وإثمك الذي عليك قبل ذلك، فتكون من أهل النار وملازميها، وذلك جزاء المعتدين.

" Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır. "

« قل إن ضللت » عن الحق « فإنما أضل على نفسي » أي إثم ضلالي عليها « وإن اهتديت فيما يوحي إليَّ ربي » من القرآن والحكمة « إنه سميع » للدعاء « قريب ».

De ki, " Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir. O İşitendir, Bilendir. "

إنَّا حذَّرناكم عذاب يوم الآخرة القريب الذي يرى فيه كل امرئ ما عمل من خير أو اكتسب من إثم، ويقول الكافر من هول الحساب: يا ليتني كنت ترابًا فلم أُبعث.

Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkarcı ise, " Keşke toprak olsaydım! " der.

ونزل لما دعا اليهود معاذا وحذيفة وعمارا إلى دينهم: « ودَّت طائفة من أهل الكتاب لو يضلونكم وما يضلون إلا أنفسهم » لأن إثم إضلالهم عليهم والمؤمنون لا يطيعونهم فيه « وما يشعرون » بذلك.

Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.

إذ تلقونه بألسنتكم » أي يرونه بعضكم عن بعض وحذف من الفعل إحدى التاءين وإذ منصوب بمسكم أو بأفضتم « وتقولون بأفواهكم ما ليس لكم به علم وتحسبونه هينا » لا إثم فيه « وهو عند الله عظيم » في الإثم.

Onu dilinize dolamış ve hakkında bir bilginiz olmayan bir konuda ağzınızı açıp konuşuyordunuz. Onu basit bir şey sanmıştınız.