Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

ilerletmek Arapça dilinde

دفع

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Karşı taraf işi ilerletmek için can atıyor.

عائلته وافقوا عليها

Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için

وحصل هذا الشخص على مهنة

Eğer insan-bilgisayar ortak yaşamını ilerletmek istiyorsanız ne yapabilirsiniz?

إذا كنت تريد تحسين تعايش الإنسان مع الكمبيوتر، ماذا يمكنك أن تفعل؟

SpaceX'in amacı roket teknolojisini ilerletmek ve bence hayatı bir sorunu çözmek.

هدف "SpaceX" هو محاولة تطوير تقنية الصواريخ، وبالخصوص محاولة حل مشكلةٍ أعتقد أنها جوهرية

Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.

وعندما تقوم بلمسها، يجب عليك الضغط بقوة كى تحرك هذا السندان على الشاشة

İşe geri dönmek istiyorum çünkü kariyerimi ilerletmek istiyorum ya da daha fazla kahve içmek istiyorum.

أريد العودة إلى عملي، لأنني أريد ان أرتقي بوظيفتي أو أريد فقط ان أذهب لتناول القهوة.

Ve laboratuvarlarda insan hayatını ilerletmek için kullanılsalarda, anyı zamanda zaralarlı olarak görülüyorlarç

وحتي علي الرغم من أنهم يستخدمون في المعامل لجعل حياة البشر أفضل، فأنهم أيضا يعتبرون آفات.

İnsanların tavırlarını değiştirmek için, imkanların yararlarından faydalanmak ve medeniyetimizi ilerletmek için.

حقا لتغيير مواقفهم، والاستفادة من ما هو موجود، ونقل حضارتنا إلى الأمام.

Haiti'de de projeyi ilerletmek ve köyde yaşayan insanlar için kolay erişilir kılmak için çalışan arkadaşlarımız vardı.

كان لدينا أيضاً مجموعة شركاء في "هاييتي" يطورون العملية, لتحسينها وجعلها متوفرة أكثر للناس في تلك القرية.

Görevin ise bu şeyi tamamını göremediğin yollarda diğer metal devlerin arasından, içinden geçirerek insanüstü hızlarda ilerletmek.

مهمتك هي التنقل عليه الطرقات المرئية جزئيا" ما بين العمالقة المعدنية, بسرعات جنونية

Yetenek savaşı, bütün yetenek aralığındaki insanları etkileme ihtiyacı, tekerlekli sandalyelerimize bizi itmek, fakat ekonomilerimizi de ilerletmek.

الحرب على المواهب، الحاجة لجذب الناس في كل مستويات المهارة، لتدفعنا على مقعدنا المتحرك في الجوار،

Yeni bir şey keşfedildiğinde, bir sonraki adımın, keşfedilen şeyin analizini ilerletmek adına matematiksel ve istatistiksel bir yöntem geliştirmek olması mantıklıdır.

عندما يتم اكتشاف شيء جديد، من المنطقي آنذاك أن واحدة من الخطوات التالية هي إيجاد الطريقة الإحصائية الرياضية لدفع هذا التحليل إلى الأمام.