Türkçe → Arapça
huşu Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Onlar namazda huşu içindedirler.
الذين من صفاتهم أنهم في صلاتهم خاشعون، تَفْرُغُ لها قلوبهم، وتسكن جوارحهم.
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.
وبتجربة التساءل تجرب الخشية.
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler;
« الذين هم في صلاتهم خاشعون » متواضعون.
Muayeneyi tamamladığımda, hasta huşu içinde bana
وعندما انتهيت قال لي المريض بشيء من الذهول:
Çiftçiler bir orman kesildiğinde o huşu hissettim olacağını.
وأود أن مزارعينا عندما يقطعون الغابات ورأى بعض من تلك الرهبة التي
Corky ve huşu bir şekilde birbirlerine daha sonra, resmi baktı.
بدا فليني وأنا في الصورة، ثم على بعضهم البعض بطريقة بالرعب.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.
وقد توقفت Bicky هزاز نفسه، وكان يحدق في جيفيس في المرتبة بالرعب من الطريق.
Çeneleri üstüne kapanıp ağlıyorlar ve ( Kur ' an ) onların huşu ( saygı dolu korku ) larını arttırıyor.
ويقع هؤلاء ساجدين على وجوههم، يبكون تأثرًا بمواعظ القرآن، ويزيدهم سماع القرآن ومواعظه خضوعًا لأمر الله وعظيم قدرته.
Kant'in " takdir ve huşu yildizli gokyuzunde yukarida ve ahlaki kurallar icerisinde." olarak tanimladigi sey.
ما دعاه كانط "الإعجاب والرهبة في السماء المرصعة بالنجوم فوق القانون الأخلاقي في الداخل. "
Neyse, benim videom muhtemelen her şeyin biliminden başladı başladı ve belki de birazcık da hafif metafiziksel ve huşu uyandırı oldu.
بغض النظر,هذا الجز من الفيديو اللذي ابتعد فيه من العلم وربما اركز نوعا ما اكثر علي الاشياء الخارقه للطبيعه قليلا
Bu insan algısının ötesindeki 'şeyin' korkutucu farkındalığına sadece müthiş bir huşu (korku ve saygıyla karışık duygudurum) hali denebilirdi.
ذلك اﻹدراك المروع لشيء يتخطى إدراك البشر، ﻻ يوصف إﻻ بالهلع الفظيع.
Sabır ve namazla Allah ' a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.
واستعينوا في كل أموركم بالصبر بجميع أنواعه، وكذلك الصلاة. وإنها لشاقة إلا على الخاشعين.