Türkçe → Arapça
haksız yere Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Öğretmen haksız yere tutuklandığını söyledi.
المعلم قال بأنه أُتهم تهمة خاطئة
Yani Efendimiz haksız yere hainlikle suçlanıyor.
! إذن سيدنا عليه إتهامات باطلة بأنه خائن
Bazı adamlarınız haksız yere yaralanmış olacaklar.
بعض رجالك سيُجرحون بشدة
Evet. Onu haksız yere suçladığınız. Elbette haksız yere suçladım onu.
أنك قمت بإتهامه ظلماً طبعاً،لقد إتهمته ظلماً
Rabbin, kasabaların halkı ıslah olmuşken, haksız yere onları yok etmez.
وما كان ربك -أيها الرسول- ليهلك قرية من القرى وأهلها مصلحون في الأرض، مجتنبون للفساد والظلم، وإنما يهلكهم بسبب ظلمهم وفسادهم.
Ama babamın haksız yere aşağılanmasını kaldıramadığım için buraya geldim.
لكنني جئت هنا, بسبب كل الكلام الذي قيل عن والدي والذي لم استطع تحمله واعلم انك
Bütün buyrukların güvenilirdir; Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana!
كل وصاياك امانة. زورا يضطهدونني. أعنّي.
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?
يُقتَل أطفالنا أمام بيوتنا بدون أي وجه حق!
O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendi ve bize dönmeyeceklerini sandılar.
واستعلى فرعون وجنوده في أرض " مصر " بغير الحق عن تصديق موسى واتِّباعه على ما دعاهم إليه، وحسبوا أنهم بعد مماتهم لا يبعثون.
Bu şaşırtmanın sebebi, dünyada haksız yere şımarıp kibirlenmeniz ve taşkınlık yapmanızdır.
ذلكم العذاب الذي أصابكم إنما هو بسبب ما كنتم عليه في حياتكم الدنيا من غفلة، حيث كنتم تفرحون بما تقترفونه من المعاصي والآثام، وبما أنتم عليه من الأشَر والبَطَر والبغي على عباد الله.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.
لا تقبل خبرا كاذبا. ولا تضع يدك مع المنافق لتكون شاهد ظلم.
Bütün bunlar, yeryüzünde haksız yere sevinç şımarıklığına düşmeniz, kasılıp kabarmanız yüzündendir.
ويقال لهم أيضا « ذلكم » العذاب « بما كنتم تفرحون في الأرض بغير الحق » من الإشراك وإنكار البعث « وبما كنتم تمرحون » تتوسعون في الفرح.