Türkçe → Arapça
cılız Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Aynı zamanda küçük ve cılız.
وسوف يكون هزيلا بعض الشيء
Ufak tefek, cılız bir adamdı.
البنط الأسود كانت الشمس في عيني، ولكن
Oniki yaşlarında küçük cılız çocuk.
أنه هزيل وهو في الثانية عشر
Cılız hasattan vergi toplanabilir mi?
أيمكن تحصيل ضرائب من موسم حصاد منكوب؟
"Marks," dedi Tom, cılız ", Marks mı?"
"العلامات"، وقال توم، بضعف "هو أنك، ماركس؟"
Afrika. Yalnızca cılız birkaç çizgi var.
أفريقيا، التي تتمثل في تدفق بسيط جدا,
"Kendimi cılız hissediyorum, ama değilim."
"أشعر أني نحيلة، و لكني لست كذلك."
Kilisedeki mum ışıklarının cılız gölgesinde mi?
في الكنيسة على ضوء الشموع؟
Ben onu zor tanıdım. Daha kısa ve cılız görünüyor.
اننى تعرفت عليه بصعوبة لقد بدا أقصر و أنحف
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.
فأكلت البقرات الرقيقة والقبيحة البقرات السبع الاولى السمينة.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.
ثم هوذا سبع سنابل رقيقة وملفوحة بالريح الشرقية نابتة وراءها.
Sonra solgun, cılız, doğu rüzgarının kavurduğu yedi başak daha bitti.
ثم هوذا سبع سنابل يابسة رقيقة ملفوحة بالريح الشرقية نابتة وراءها.