Türkçe → Arapça
ırkçı Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bence ırkçı olmaz.
لا أعتقد بأنّها عنصرية
Alkolik ırkçı götün teki işte.
إنه مدمن كحول عنصري أحمق
Kundakçı, ırkçı, uç noktalarda.
المخرب, العنصري
Hiç de ırkçı değilsin bakıyorum.
هذا ليس عنصرياً
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.
حسنا, ولدت بجنوب أفريقيا, و سجن والدي لمقاومتهم النظام العنصري
Küçük bir ülke olan, Lesothoya, o zamanlar ırkçı Güney Afrikalılar tarafından çevriliydi.
لتيلوسوتو, و هي بلد صغير محاط آنذاك بالفصل العنصري في جنوب افريقيا
Konfederasyon'un ırkçı çocuklarıyla yumruk yumruğa dövüşür ve dinci-milliyetçi gösterilere katılır ve
والصراع بالأيدي مع الأطفال العنصريين من الكونفدرالية والمظاهرات الدينية-القومية
Hayatında koca bir dağa tırmandığını, ve bu dağın ırkçı baskıları ve apartaydı önce reddetmek ve sonra altetmek olduğunu söyledi.
قال أنه خلال حياته تسلّق جبلاً عظيماً، جبل التحديات وبعدها هزم القهر العنصري وهزم الفصل العنصري.
Apartheid (Güney Afrika'da ırkçı ayrımcılık) yıkılınca yeni hükümet, meclis binalarına giriyor ve kadınlar için tuvalet olmadığını görüyor!
وهل تعلمون أيضاً أنه بعد حكم الفصل العنصري، عندما قامت الحكومة الجديدة بالدخول في بيوت البرلمان، لم يكن هناك أي مراحيض للنساء في المبنى؟
Aynı şu örnekteki gibi: beyaz ırka mensup bir kişiyseniz ve beyaz ırka mensup başka bir kişi ırkçı bir yorum yaparsa başka beyazların bu ırkçı lafı keseceğini umarız.
تماماً مثل إذا كنت شخص أبيض وشخص أبيض آخر ألقى تعليقاً عنصرياً، سوف تأمل، أنا آمل، أن الناس البيض سوف يقاطعون تلك الجملة العنصرية
Bilirsiniz, dil ayrımları var, etnik ve ırkçı ayrışmalar var, yaş farkları var, cinsiyet ayrımı var, zenginlik ve maddi konularda, eğitimsel konularda, hatta dini konularda bile ihtilaflar.
تعرفون، هناك فروق لغوية، هناك فروق إثنية وعنصرية، هناك فوارق عمرية، هناك فوارق نوع، هناك فوارق جنسية،
Toprakta hayati mineraller verildiği gibi binlerce yıldır bir şekilde yazdı yaralı ırkçı dönemde savaş sırasında teorisyeni ılıman bölgelerinde orman olsun giderek daha zayıf ve sonunda ölmeye başlar
كما أن المعادن الحيوية في التربة نظرا وكتب في الطريق على مدى آلاف السنين أثناء الحرب في الفترة العنصري الجرحى غابات المنطقة المعتدلة الحصول على المنظر أضعف تدريجيا