Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

çoğaltmak Arapça dilinde

زيادة

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Sadece çoğaltmak için.

لمجرد أنها مكررة.

Çünkü tek olan bu şeyi çoğaltmak istedi.

أراد أن يجعل الفريد من نوعه منتشرا.

Ama eğer hazinelerini çoğaltmak ve paylaşmak

لكن اذا اردت النمو لكنوزك، شاركها،

Neyse, çoğaltmak gerekirse, harika örnekler var, çoğu Afrika'nın içinde bulunan.

حسنًا، هنالك بعض النماذج العظيمة ليتم توسيع نطاقها، تم تجريب معظمها ضمن أفريقيا، في الواقع.

Bazı insanlarda bu etkileri...... çoğaltmak için terapi...... ya da hap alımı öneriliyor,...

ذلك يقترح أنه يمكن أن يكون لدينا علاج أو قُرص تأخذهُ لتكرار تلك التأثيرات على البشر

Ve biz mayoz öğrenmek kromozom - Evet, bu ilk çoğaltmak ve böylece bu iki kromatidler kromozom.

وتعلمنا من الانقسام الميوزى عندما تتدفق الكروموسومات, تنقسم أولا,و لذلك انت لديك اثنين كروماتيد فى الكروموسوم.

Fakat biz bunun ne olduğunu araştırmak, cazip hale getirmek ve çoğaltmak için, hiçbir şey yapmadık.

ونحن لم نعمل تقريباً أي شيء لدراسة وضعهم من أجل معرفته وإعادة تكراره,

Bir enfeksiyon, genel olarak, siz ve giren her şey vücudunuzun tür yararlanarak, kendini çoğaltmak ve bu süreçte, hasta ediyor.

الاصابة - عموما - اي شئ يدخل جسدك ويتخذ من جسدك مكانا مميزا لكي يستطيع أن يصنع نسخا مكررة من نفسه وفي هذه العملية، تصبح أنت مريضا

Ve biz sadece nasıl aslında anlamaya başlıyoruz çalışır, ancak bu aslında kendini çoğaltmak ve bu vermek adam R plazmid bir versiyonu.

ونحن قد بدانا في ان نفهم كيف يحدث هذا فهذه تضاعف نفسها وتعطي نسخة من بلازميد المقاومة (R).

Bu şeyler koca hücrenin içine girdiler, kensi DNAsını, RNAsını ve protein kılıfını çoğaltmak için hücrenin kendi mekanizmasını kullanıla..

ولكن هذا غريب أعني أن هذه الاشياء دخلت الى هذه الخلية الكبيرة واستخدمت نفس طريق الخلية لتقوم باكثار الـ"دي إن أيه" الخاص بها

Çünkü hemen oracıkta deney tüpünün içinde olanlar, ve burada jelin üzerinde bant şeklinde birikenler bunların DNA olduğunu biliyorum, ve onları çoğaltmak istedim, ve işte!

لأنه هناك بالضبط في ذلك الأنبوب قد حصل، وهنا، في هذا الهلام، هناك حزام صغير هناك

Size iyilik yapmak, sizi çoğaltmak RABbi nasıl sevindirdiyse, sizi yıkmak ve yok etmek de öyle sevindirecektir. Mülk edinmek için gideceğiniz ülkeden sökülüp atılacaksınız.

وكما فرح الرب لكم ليحسن اليكم ويكثركم كذلك يفرح الرب لكم ليفنيكم ويهلككم فتستأصلون من الارض التي انت داخل اليها لتمتلكها.