Arapça → Türkçe
قهر Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
يمكنك قهر العالم بدون قتال.
Dünyayı savaşmadan fethedebilirsin.
المبتكر ينصب أهتمامه على قهر الطبيعة
Yaratıcının derdi doğayı fethetmektir.
هل تعتقد أنك تستطيع قهر العالم بالعنف.
Dünyayı vahşetle fethedebileceğini sanıyorsun.
هذه الحكومة قد صُممت من أجل قهر العامة
Bu hükümet ayaktakımına hükmetmek için tasarlandı.
ولكنك لا يمكن قهر العالم سفك دماء الأبرياء
Ama dünyayı masum kanı dökerek fethedemezsin.
نحن نستطيع قهر شّدة الفقر، المجاعات، الايدز.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.
ولن تستطيعوا قهر الظلم. بارتكاب مزيد من الظلم
Haksızlığın üstesinden haksızlıkla değil, adaletle ve...
كان من الواضح أن هذه المعركة كانت صيحة "قهر أو يموت".
Savaş çığlığı olduğu belliydi "Conquer ya da ölmek."
كانت في خيمته في إحدى ليالي الصيف، يوم أن قهر جيوش النيرفي *قوم في شمال أوربا ولولا شجاعة (قيصر) لهزموا بالمعركة*
Bir yaz akşamı çadırındaydık. Nervius'un ordularını yendiği gün.
تنزيل القرآن على النبي محمد صلى الله عليه وسلم من عند الله- عزَّ وجل- العزيز الذي قهر بعزته كل مخلوق، العليم بكل شيء.
Hâ, Mîm. Bu kitabın vahyolunup bölüm bölüm indirilmesi, azîz ve alîm ( üstün kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen ) Allah tarafındandır.
ثم رجعت ورأيت كل المظالم التي تجرى تحت الشمس فهوذا دموع المظلومين ولا معزّ لهم ومن يد ظالميهم قهر. اما هم فلا معزّ لهم.
Güneşin altında yapılan baskılara bir daha baktım, Ezilenlerin gözyaşlarını gördüm; Avutanları yok, Güç ezenlerden yana, Avutanları yok.
ويعلم الذين أُعطوا العلم أن القرآن الذي أُنزل إليك من ربك هو الحق، ويرشد إلى طريق الله، العزيز الذي لا يغالَب ولا يمانع، بل قهر كل شيء وغلبه، المحمود في أقواله وأفعاله وشرعه.
Kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve onun Üstün ve en çok Övülen ' in yoluna ilettiğini görürler.