Arapça → Türkçe
فسد Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
هل فسد كل شئ؟
Giysilerin hasar görmüş mü?
فات الأوان، لقد فسد الفخار
Artık çok geç. Ateş sönmüş.
يقول ان الحفل فسد لأننا رأيناه
Peki, ihtiyar delikanlıyı sakinleştir.
لم أرتكب أي خطأ لكن كل شيء فسد
Yanlýţ bir ţey yapmamýţtým, ama her ţey yanlýţ gitti.
ثم فكرت بك تنتظر والعشاء الذي فسد
Sonra senin evde beklediğini ve yemeğin berbat olduğunu düşündüm..
لقد فسد طعامك أنكِ لا تدفعين ثمنه
Onlara para ödemiyorsun ki.
أفترض أن مقدار صغير من الماء قد فسد؟
Herhalde bir parça su boşa akmıştır.
الملح جيد. ولكن اذا فسد الملح فبماذا يصلح.
‹‹Tuz yararlıdır. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha nasıl o tadı kazanabilir?
فقال الرب لموسى اذهب انزل. لانه قد فسد شعبك الذي اصعدته من ارض مصر.
RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.
لنفترض ان لدي صف، و --اوه، لقد فسد القلم-- حسناً، ان العدد الاجمالي لطلاب الصف هو 57
Diyelim ki 57 öğrencisi olan bir sınıf var...
انتم ملح الارض. ولكن ان فسد الملح فبماذا يملح. لا يصلح بعد لشيء الا لان يطرح خارجا ويداس من الناس.
‹‹Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz.
قال الرب لي قم انزل عاجلا من هنا لانه قد فسد شعبك الذي اخرجته من مصر. زاغوا سريعا عن الطريق التي اوصيتهم. صنعوا لانفسهم تمثالا مسبوكا.
‹‹ ‹Haydi, buradan hemen in› dedi, ‹Çünkü Mısırdan çıkardığın halkın yoldan çıktı. Onlara buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir put yaptılar.›