Arapça → Türkçe
فزع Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
يجب الا يكون هناك فزع
Korku ve panik yaşanmamalı.
وعندها أصبح في حال فزع مطلق.
Planladığım şeyleri yapmayacağım ve kendimi tam bir paniğe sokuyorum.
الذى لا يبدى أى فزع فى معركته
Dövüşürken panik yapmıyor.
فلما رأى شاول انه مفلح جدا فزع منه.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.
يجب أن يكون ذلك بسرعة لا نريد أي فزع
Bu işi hızlı ve düzgün bir şekilde yapmalıyız. Panik olmasını istemeyiz.
أنا لا أُصيب الصغيرات بنوبات فزع أبداً
Hiçbir zaman küçük kızları korkutmam.
لهذا يجب أن أصل إلى هناك وأكون في حال فزع مطبق.
Oraya gitmeliyim ve tamamen panik yapmalıyım.
الذي أطعمهم من جوع شديد، وآمنهم من فزع وخوف عظيم.
Kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran, korkudan emin kılan Rab ' lerine kulluk etsinler!
كان لإدارة الألم. أنت هنا في حالة فزع رهيبة-- أنت مرعوب.
Korku içinde olursunuz -- ödünüz patlar.
فزع موآب من الشعب جدا لانه كثير وضجر موآب من قبل بني اسرائيل.
İsrail halkı kalabalık olduğundan, Moavlılar onlardan korkarak yılgıya düştü.
"ما يثير فزع مربي الطيور مرض وبائي شديد الخطورة يسمى حمى التفسخ"
"Septik ateş, üreticilerin korkulu rüyasıdır ve oldukça bulaşıcıdır.
مرتادي الكنيسة في غرب اوروبا بدأوا في الانحدار بشكل حاد, و فزع الناس.
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.