Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

غصن Türkçe dilinde

dal

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

لقد وضعت غصني انه غصن جميل

Dal parçamı çizeyim.

اذا اخذت مثلا غصن صغير او أي شئ

Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.

روبن يتمايل على غصن طويل من اللبلاب.

Robin uzun bir sarmaşık dalı sallanan.

لو قدم لك غصن الزيتون فليكناليوميومسلام.

Belki zeytin dalı da uzatabilir.

ويخرج قضيب من جذع يسى وينبت غصن من اصوله

İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.

أقفز من غصن الى غصن و أتعلق من ذيلي " القرد "

"Daldan dala atlarım, Kuyruğumdan sarkarım." "Maymun."

أجد صعوبة فى تصديق أنك قد جئت حاملة غصن الزيتون للسلام

Barış için bir zeytin dalı uzattığına inanmak bana zor geldi.

القط شيشاير يجلس على غصن شجرة على بعد بضعة أمتار قبالة.

Cheshire Kedisi birkaç metre kapalı bir ağaç dal üzerinde oturuyor.

ملعون مثل غصن الهيكري العارية القديمة لا يصلح إلا للحرق.

Ancak yakılabilecek kuru bir ceviz dalı kadar kötü.

وشعبك كلهم ابرار. الى الابد يرثون الارض غصن غرسي عمل يدي لأتمجد.

Halkının hepsi doğru kişiler olacak; El emeğim, görkemimi göstermek için diktiğim fidan, Ülkeyi sonsuza dek mülk edinecek.

يوسف غصن شجرة مثمرة غصن شجرة مثمرة على عين. اغصان قد ارتفعت فوق حائط.

‹‹Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kıyısında verimli bir dal gibi, Filizleri duvarların üzerinden aşar.

هناك جلست جدا الحمائم سلحفاة خلال فصل الربيع، أو رفرفت من غصن لغصن من أشجار الصنوبر البيضاء الناعمة فوق رأسي، أو السنجاب الأحمر، التعقيب أقرب إلى أسفل غصن، كان مألوفا للغاية والفضوليين.

Üveyik da yay üzerinde oturdu, ya da dal, dal dalgalanıyordu başımın üzerinde yumuşak beyaz çam veya sincap, en yakın aşağı akan dal, özellikle tanıdık ve meraklı.

İlgili kelimeler ve ifadeler