Arapça → Türkçe
سوط Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
سوط أسفل ذلك الغذاء!
Şu yemeğe dikkat et!
ما تستحقه هو ضربة سوط!
Senin sadece güzel bir kırbaçlanmaya ihtiyacın var!
سوط كان سيعمل كما حسنا.
Kırbaçlamak yeterli olabilirdi.
« فصبَّ عليهم ربك سوط » نوع « عذاب ».
Nitekim, Rabbin de üstlerine türlü felaketler yağdırdı.
أي سوط آخر كان يمكن أن يكون أسهل للحمل.
Olanların yanında veba bile hafif kalırdı.
سوف أعيد كل ضربة سوط تلقيتها منك يا داثان
Her kamçının bedelini sana ödeteceğim Dathan!
من سوط اللسان تختبأ فلا تخاف من الخراب اذا جاء.
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.
ولقد ارسلت اليك سوط وكرة وصرة مليئة بالذهب السوط لتاديبك وتدريبك
Sana bir kırbaç, bir top ve bir çanta dolusu altın yolluyorum. Kırbaç, seni eğitmek için.
نحو السكن Phoebus '؛ أن مثل هذا حوذي كما كنت سوط فايتون إلى الغرب
Phoebus 'konaklama Doğru; Phaeton olarak böyle bir arabacı batı kırbaç.
والياقات، والحزم في لغو والمائي ؛ سوط لها، من العظام في لعبة الكريكيت، والسوط، من الفيلم ؛
Moonshine sulu kirişlerin yaka, kriket kemik Onun kırbaç, film kirpik;
"أحيانا الحوت يهز ذيله الهائل في الهواء، والتي، مثل تكسير سوط، تدوي لمسافة ثلاثة أو أربعة أميال ".
Gibi çatlama, "Bazen balina, havada büyük bir kuyruk sallıyor kırbaç, üç veya dört mil mesafeye yankılanır. "
في هذه الاثناء كان كريس كونر يغني "سوط الحياة " كيف عدت الى جامعتي حبيبتي, حبي الاول الحقيقي, من -- حتى تركتها --
Chris Connor "Lush life" şarkısını söylediğinde nasıl üniversite aşkım gelmişti aklıma ilk gerçek aşkım --ben onu terk edene kadar-- aynı plağı çalmıştı.