Arapça → Türkçe
توهج Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
ألوان توهج الزر
Düğme Parlama Renkleri
توهج، توهج التالي؟
Pırıl, pırıl. Sırada ne var?
توهج، توهج، توهج توهج، توهج
Pırıl, pırıl, pırıl, pırıl Pırıl, pırıl.
توهج أيها النجم الصغير أنا أتساءل
Pırıl pırıl yarasa Ne iştesin aca
لقد كنا متفاجئين لإكتشاف توهج شمسي ( سوبر فلير)
Bir süper-alev keşfettik, çok şaşırtıcıydı.
هل تهتمين بالإستماع عن الوقت حين أسترعيت توهج الماس فى يدى؟
Karodan floş el çektiğim kağıt hikayesini dinlemek ister misiniz?
الثانية بسطت ساقيها وجسدها توهج باللون الأحمر المائل إلى الوردي
İkincisi bacaklarını ayırdığında, karbeyazı teni fesrenginden(koyu kırmızı) ziyade,vişne kırmızısına dönüşmüştü.
توفي أسيفا تشابو، وهو كاتب جسّد توهج الحركة السياسية في إثيوبيا أثناء السبعينات والقمع الذي أعقبها، في المنفى يوم 23 نيسان/أبريل عن سن ناهز 73 سنة.
1970'lerde Etiyopya'daki siyasi akım ve ardından gelen sıkı önlemlere karşı mücadeleyi temsil eden yazar Assefa Chabo, 23 Nisan'da sürgünde vefat etti.
في البداية اعتقدت ماري أنه لا توجد أضواء على الاطلاق في ويندوز، ولكن لأنها خرج من عملية النقل التي رأت غرفة واحدة في الطابق العلوي الزاوية أظهر مملة توهج.
İlk başta Mary tüm pencereleri hiçbir ışıkları olduğunu düşündüm, ama o taşıma çıktım o donuk bir köşesinde üst katta bir oda gösterdi gördüm parlaklık.
كان الضوء الوحيد في الغرفة الحمراء من توهج النار -- الذي أشعل عينيه مثل إشارات السكك الحديدية الضارة، لكنه ترك وجهه مسبل في الظلام -- وهزيلة في بقايا اليوم الذي جاء من خلال الباب المفتوح.
Odadaki tek ışık, ateş kırmızı kızdırma - gibi gözlerini yaktı hangi olumsuz demiryolu sinyalleri, ama karanlıkta onun Üzgün yüz sol ve birkaç küçük açık kapıdan geldi günün izlerini.
فهو تردد أعلى من الضوء المنبعث. هذا هو السبب وراء توهج الأجسام كلما ازدادت سخونة، تتوهج بـ أشعة تحت الحمراء، ثم أحمر، أصفر، أبيض؛ ثم أزرق، بنفسجي، ما فوق البنفسجي كلما ازداد سخونة... وهكذا.
Bir nesne ısındığında ilk önce kızılötesi, sonra kırmızı, sarı, beyaz; sıcaklaştıkça daha mavi, viyole, ultraviyole ışık yaymasının nedeni budur.