Arapça → Türkçe
الحصول على البيانات Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
يتم الحصول على إقامة. ونأمل أن يعطي البيانات بعيداً
Verileri başka bir platformda paylaşmayı umuyoruz.
وحتى سأل السؤال، "كم نفعل؟" وأنه يرغب في الحصول على البيانات.
O yüzden "Kaç tane yaptık?" sorusunu sormuş ve datayı almak istemiş.
إنه من صعب حقا الحصول على حقوق النسخ بالنسبة لقواعد البيانات.
Veritabanlarının telif hakkını almak da gerçekten çok zor.
صحيح أنه ليس لدينا كل شيء بينهما، لأنه من الصعب الحصول على بعض البيانات.
Elbette bu aralıktaki her şey yok, çünkü bazı verileri elde etmek çok zor.
لكننا نحاول الحصول على خط يقترب قدر الامكان من جميع هذه البيانات انه يحاول تصغير المسافة
Fakat biz bütün bu verilere en yakın doğruyu elde etmeye çalışıyoruz.. excel tam olarak doğru üzerindeki bulunmayan bu noktaların, herbir noktanın doğruya olan mesafesini en aza indirmeye çalışıyor.
أعني الكي جي بي، وليس فقط الكي جي بي، كانت تقوم بالتعذيب من أجل الحصول على هذه البيانات.
Yani, KGB, sırf o değil tabii ki, bu verilere ulaşmak için işkence yaparlardı.
فقط لمحاولة الحصول على تقدير لما كانت عليه ذخيرتنا من الجينات، قمنا بتجميع كل البيانات --
Bu projeyle sınırlı kalmayarak her birimizin topladığı bilgilerin birleştirildiğinde ortaya çıkabilecek olan geniş gen repertuarının neleri barındırdığını sadece hayal edin.
إن فكرت بهذا الحديث الذي خضناه حول كيفية الحصول على البيانات الأساسية لضمها في نموذج للإيرادات
Yaptığımız tüm konuşma......temel verileri alıp bir gelir modeli oluşturma hakkındaydı.
ولكن إذا إستطعنا الحصول على هذه البيانات من وراء السد بحيث يمكن للمبرمجين إبتكار شيئاً جديداً، كعادة مبتكرى البرمجيات إختراع أشياء،
Fakat, eger o veriyi o bendin arkasından çıkarabilirsek yazılım mucitleri üstesinden gelebilirler, yazılım mucitlerinin yapmak istedikleri şekilde, kim bilir neler yapabiliriz.
فكرة البيانات المترابطة هي أنه يمكننا الحصول على الكثير والكثير من تلك الصناديق التي حصل عليها هانس، ونحصل على الكثير والكثير من الأشياء التي تنمو.
Bağlı veri fikri, Hans gibi bizim de bu kutulara ve onlardan filizlenen çok ama birçok şeylere sahip olduğumuzdur.
يمكنك إلقاء نظرة على البيانات الأولية وتبدأ في الحصول على شعور بقلة الأدلة الموجودة وهذا في صالح مقاعد السيارات للأطفال الذين تتراوح أعمارهم بين عامين وأكثر
Sadece ham verilere ulaşabiliyorsunuz, ve dolayısıyla iki yaşındaki ve daha büyük çocukların, çocuk oto koltuğu kullanması lehine sınırlı sayıda kanıt bulunduğu hissine kapılmaya başlıyorsunuz.
يمكننا أن نرى قيم "العالم المتغير" من خلال مشاريع البحث التي تحاول الاستجابة لحاجيات العالم الطبية من خلال سهولة الحصول على البيانات و المعلومات، و كذا من خلال العمل التعاوني.
Dünya değiştiren değerleri, dünyanın ilaç ihtiyacına verilere açık erişim ve işbirlikçi hareket ile çare arayan araştırma projelerinde görebiliriz.