Türkçe → Arapça
zamansız Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Zamansız mı?
في غير أوانها؟
Evet ama zamansız değil.
نعم، ولكن ليس قبل وقتنا.
Bu engin ve zamansız mekandan
ليس لديك خيار سوى تعيد الصف الدراسي إذا كانت أيام حضورك غير كافية
Umarım zamansız gelmedim Dr. Curie.
أرجو أن أكون أنا لا تتدخل الدكتور كوري.
Çok mu zamansız oldu dersiniz, Binbaşı?
هل تعتقدهما خرجا من مكانهما، حضرة الرائد؟
Burada da zamansız Hangi toprak küçümseyen.
لم المفاجئة التي الازدراء للغاية هنا على الأرض.
Söylesene, bu zamansız davet nereden geldi aklına?
أخبرني، ما سبب تلك الدعوة التي جائت في غير أوانها؟
Zamansız bir girişten daha zamansız bir şey yoktur.
لا شيء أسوأ من الحضور في وقت غير مناسب
Bay Kaplan'ın zamansız vuruluşu gazetelere de geçti.
قتل السيد "كابلن" قبل الأوان حل المشكلة
Şematik olarak, zamansız bir resim içinde yarı yoldayız.
في هذا المخطط، الخالي من أي إشارة إلى الوقت، نحن في المنتصف
Uzay kadar geniş ve sonsuzluk kadar zamansız bir boyuttur bu.
وراء ما يعرفه البشر وهو بُعد واسع كالفضاء وخالد كالدهر
Zamansız çaldığı için değil ama, onu alacağım çünkü küçük bir hesaplama yaptım.
ليس لأنه رن سابقاً، ولكنني ساّخذ ذلك الهاتف لأنني حسبت عمليةً حسابيةً صغيرة.