Türkçe → Arapça
yaygın değil Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Tuhaf! Pek yaygın değil.
وغير معروفه ايضا
İlginç değil çünkü çok yaygın.
أنه ليس مثيراً لأنه شائع جداً.
Desigram, aslında bu çok yaygın bir birim değil.
انها ليست وحدة مألوفة-- ديسيغرام
Üst üste binen hominid versiyonları olması çok yaygın bir durum, tek değil yani.
الحالة المشتركة للوجود هى أن يكون هناك تداخل بين صور القردة القدامى, ليست واحدة.
Bu çiçek hastalığı olayı sadece Hindistan'da değil tüm dünyada yaygın bir olaydı.
لم تكن الهند فقط التي لديها ألوهية للجدري، ألوهية الجدري كانت سائدة في كل العالم.
Bu uzmanların dünyaya yaygın bir şekilde katkıları olmadığından değil - elbette katkıları var.
ليس لأن الخبراء لم يساهموا بشكل كبير في العالم بالطبع، شاركوا.
Bunun yanında, Cezayir'de rejim karşıtı protestolar diğer Arap ülkelerindeki gibi yaygın olmasa da, halk yönetimden memnun değil.
على أي حال، ورغم أنه لم تحدث مظاهرات ضد النظام في الجزائر على غرار ما حدث في بعض بلدان العالم العربي، يوجد حالة عدم رضاً عام عن الحكومة.
Hayır, çünkü ortak bir tasarımın yaygın olarak kullanılması, kültür birliği oluşturmak zorunda değil ve bu kesinlikle DNA'da değil.
لا، لأن استعمال تصميم مشترك على نطاق واسع لا يعني بالضرورة وحدة الثقافة -- وهي بالتأكيد ليست في الحمض النووي.
Ve şunu belirtmek isterim ki; elit sanat ve sanat eleştirisindeki bu sözümona düşüşün insan doğasının yaygın biçimde inkar edildiği bir tarihin aynı noktasında olması bir rastlantı değil.
وأود أن أُصرح أنه ليس مصادفة أن هذا التراجع المفترض فى الفن الراقي والنقد