Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

yardımlaşma Arapça dilinde

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Yardımlaşma.

لبناء عالم جديد

Kadın Yardımlaşma Grupları'na satmaya karar verdim.

فقط لمجموعات نساء الخدمه الذاتيه

Yaşasın karşılıklı yardımlaşma anlayışıyla Occupy Sandy!

صراخ من أجل إحتلال ساندي نتقدم بالمساعدة التبادلية

En temel şeyi "yardımlaşma" yapısını bu şekilde yok edip gidiyorsun.

أنتِ مغادرة من الأساس بعدما كسرتي أفضل قانون للبناء "مساعدة بعضنا البعض

Yardımlaşma, merhamet, sabır, ve cömertlik benim işim tüm bu saydıklarımdı.

الصدقة والرحمة والحلم والخير... كانت كل هذه أعمالي

Yardımlaşma dünyasını analogdan dijitale geçirmeye ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum.

أعتقد أننا نحتاج أن نأتي بعالم الأعمال الإنسانية من التناظري إلى الرقمي.

Yardımlaşma düzenleri ve modellerinin anlaması gereken bir değişim süreci geliyor.

هناك تحول قادم يحتاج إلى استيعاب من طرف البنية الإنسانية والنماذج الإنسانية.

Yardımlaşma çabasında, afetten etkilenen insanların tam katılımını sağlamak her zaman için ulaşılamaz bir ülkü olmuştur.

دائما ما كان مثاليا وبعيد المنال ضمان المشاركة الكاملة للأشخاص المتضررين من الكوارث في الجهود الإنسانية.

Biz de buna karşı bir şey yapmaya karar verdik ama bunu sosyal yardımlaşma ya da yoksullara maddi yardım yolu ile yapmadık.

وقررنا ان نقوم بشيء حيال ذلك ولكن لم نبدأ بخطط تنمية او خطط حد من الفقر

Gittikçe birbirine yakınlaşan bir dünya var artık, ve geleceğe dönük çok belirgin bir eğilim görüyorum yardımlaşma, ticaret, yeşil teknoloji ve barış yönünde.

وأصبحنا عالما جديدا متقاربا تماما، وأرى توجها واضح نحو المستقبل، مع المساعدات والتجارة والتكنولوجيا الخضراء، والسلام.

Yarınki programım......saat 7'de eğitimim var......9'da sosyal yardımlaşma toplantısı......ve saat 11'de......kanser hastaları için yapılacak maratona katılmalıyım.

جدولي الزمني للغد لدي لقاء الساعة 7 غدا لمهمة ثقافية لليونيسكو

Siz de bilirsiniz, ey Filipililer, Müjde yayılmaya başladığında, Makedonyadan ayrılışımdan sonra sizden başka hiçbir topluluk karşılıklı yardımlaşma konusunda benimle işbirliği yapmadı.

وانتم ايضا تعلمون ايها الفيلبيون انه في بداءة الانجيل لما خرجت من مكدونية لم تشاركني كنيسة واحدة في حساب العطاء والاخذ الا انتم وحدكم.