Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

yüksek yol Arapça dilinde

طريق سريع

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Daha iyi bir iş modeli, daha yüksek kârlar için daha iyi bir yol.

والنموذج الأفضل في الأعمال التجارية والطريقة الأفضل للحصول على مكاسب أكبر

Hasar, çizgili kasların yüksek miktarda kemokin salgılamasına yol açıyor.

أيها السرطان تعال إلي، أي اشارة الانطلاق للسرطان تدفعها لاظهار "الكيموكاين" بقوّه.

Makinalaşma, fazla miktarda suyla birlikte yüksek ölçekli tarıma yol açar.

الأشياء. الآلات، مع كم كبير من الماء، تقود إلى زراعة على نطاق واسع جدا.

Üç deneydeki dokuz görevin sekizinde, daha yüksek teşvikler daha kötü performansa yol açtı.

في ثماني من تسع مهمات درسناها في الثلاث تجارب، المحفزات الأعلى أدت إلى أداء أسوء.

İnsan benliğini tümüyle bozup eğreltiyor, ve karşılanamayacak yüksek beklentilerin oluşmasına yol açıyor.

إنها إعوجاج كامل وتشويش على الذات، وهذا يصنع كل هذه التوقعات التي لا يمكن السيطرة عليها حول الأداء.

Mümkün olan yerlerde özel yol kullanımı elde edecekler ve bu yüksek miktarda, yüksek kaliteli ulaşım olacak.

و ستحصل على استخدام حصري للطريق، كلما أمكننا و ستكون مواصلات عالية الكم و الكيف

Başka uluslar o yönü seçtiler. Bu yol, devam eden yüksek işsizlik, ezici borç ve sabit maaşa doğru ilerliyor.

بلدان اخرى اختارت هذا التوّجه. وهو يقود الى نسبة بطالة عالية وديون فادحة وركود في الاجور

" Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de ( yüksek perdeleri ) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir. "

وتواضع في مشيك، واخفض من صوتك فلا ترفعه، إن أقبح الأصوات وأبغضها لصوت الحمير المعروفة ببلادتها وأصواتها المرتفعة.

"Cesaretle ilerleyin, yol genelde uzun olur, yol her zaman açık değildir, ve aşılması gereken engeller çok yüksek fakat yalnız değilsiniz."

"كن شجاعاً يا صديقي، الدرب دائماً طويل، والمسار ليس واضحاً قطعاً، والأجزاء عالية جداً،

Buradan akumbens hücre çekirdeğine, oradan da prefrontal korteks, orbital frontal kortekse, kararların verildiği yüksek seviyeye, kadar yol alır.

ويتجه إلى النواة المتكئة أو المرافقة (أكمبنس)،، وصولاً إلى قشرة الفص الجبهي، القشرة المدارية الأمامية، حيث يتم القرارات على مستوى عال.

Tek yol doğruca yukarısıydı bu yüksek, beyaz sokakların yukarısı güneşte, gökyüzünde alev almış dev bir canavarın büyük beyaz bir kemiği gibiydi.

الطريق الوحيد كان باستقامة لأعلى أعلى هذه الشوارع البيضاء المنحدرة كانت الشمس التى بدت و كأنها عظمة ضخمة لحيوان مفترس عملاق

Bu adamlar gerçekten birşeyler halletmişler, çünkü bu durum, ölümcül bir cezanın henüz gözlenmediği hayli yüksek toleransa sahip bir topluluğa yol açmış.

ان هذا الفصيل قد انتج اسلوب حياة فيه الكثير من التسامح والعنف فيه