Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

ve sonradan Arapça dilinde

وبعد ذلك

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Ve sonradan sistem devam eder.

ومن ثم سيتجاوب معك النظام.

Ve sonradan geleceği terk edersiniz.

« ويذرون الآخرة » فلا يعملون لها.

Gene de yapabilirim de. Ve sonradan,

لكنني لربما مرةً أخرى. ولربما لاحقًا سأقول,

Eskiden ve sonradan söylenmiş yalanların tümüydü.

كان كل الأكاذيب التي صُرح بها قبل وبعد التسرب النفطي

Ve sonradan gelenler arasında ona iyi bir adsan verdik.

« وتركنا عليه في الآخرين » ثناءً حسنا.

Ve sonradan gelenler arasında da ona iyi bir adsan verdik.

وأبقينا له ذِكْرًا جميلا وثناءً حسنًا فيمن جاء بعده من الناس يذكرونه به.

Otobüsteki insanları kameraya almışlar ve sonradan videodakileri işlemişler.

لقد قاموا بتصوير أناس على متن حافلة على شريط فيديو، ومن ثم قاموا بمعالجة الفيديو.

Gerçekten de kafirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.

فجعلنا هؤلاء الذين أغرقناهم في البحر سلفًا لمن يعمل مثل عملهم ممن يأتي بعدهم في استحقاق العذاب، وعبرة وعظة للآخرين.

Katolik Klisesine geçti. ve sonradan Katolik olanların hiçbirisi, Nijerya'nın kırsalında

إلى الكاثوليكية عندما تزوّجت والدي -- ولا يوجد أي أحد أكثر عنفاً من معتنق الكاثوليكية --

Ben yokken Don Nacio atlarını kendi almış ve sonradan anlaşılmış ki, atların beş ayağı varmış.

وعندمالم أساعددون "ناشيو" فى شراء الخيول إكتشف مؤخرا أن لها خمسة أرجل

Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.

أن الصحف كانت خطيرة، لأنها كانت تعمل كمرشح، فتطورت أخلاقيات الصحفيين.

Listeyi yazdım ve sonradan farkettim ki listedekilerin her biri havacılığın renösans döneminde küçük birer çocuktu.

و قمت بتفنيدهم و تبين لي لاحقا أن كل واحد منهم كان صبيا في تلكم النهضة الرائعة للطيران.