Türkçe → Arapça
su kuyusu Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Su kuyusu yoktu.
كان يزرع بها عنب النبيذ
Bu da ne? Su kuyusu.
إنه بئر، بركة ماء.
Su kuyusu yarım mil ötede.
بركة مـاء على بُعد نصف ميل مبـاشرة
Yaklaşık yarım mil ötede su kuyusu var. Haydi oraya gidelim.
ثمّـة بركة مـاء بالأعلى هنـاك على بُعد نصف ميل.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.
ينبوع جنات بئر مياه حية وسيول من لبنان
Bak, Corey. Bir kere bu işe girdik mi, en yakın su kuyusu 400 mil sonra.
انظر يا (كوري) حالما نصل لها أقرب مصدر ماء يبعد 400 ميل
Eğer bir köy çiftliği yakınlarında kola üretmek için su kuyusu açarsanız, bu yasadışı değildir ama evet topluma bir maliyeti vardır.
حفرت المياه لعمل الفحم جوار مزرعة قروية, ذلك غير شرعي وايضا له تكاليف في المجتمع.
'Ben düşünmelisiniz; dedi Şapkacı' bir su kuyusu, su dışarı çıkartalım ' bir şeker pekmezi kuyusu Pekmezli çizebilirsiniz?, eh aptal '
"يمكنك سحب المياه من الماء جيدا،" وقال حتر، كنت 'لذلك أنا أعتقد أن ويمكن استخلاص العسل الأسود للخروج من العسل الأسود رفاه -- غبي، إيه "
Zalim olduğu için helâk ettiğimiz nice kent / medeniyet var ki, duvarları, tavanları üzerine çökmüş halde. Nice kullanılmaz halde bırakılmış su kuyusu, nice görkemli / süslü / bakımlı köşk var.
فكثيرًا من القرى الظالمة بكفرها أهلكنا أهلها، فديارهم مهدَّمة خَلَتْ مِن سكانها، وآبارها لا يُستقى منها، وقصورها العالية المزخرفة لم تدفع عن أهلها سوء العذاب.