Türkçe → Arapça
silik Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Değersiz, silik bir şey olarak.
لاشيء عدا شيء عجوز، شاحب.
Korkunç, silik, şişman, açgözlü kadınlar.
نساء بدينات بشعات جشعات
Evet, yaptırmışsın, Charlie dayı. Çok silik.
نهم لقد نقشت عليه أنه باهت جدا
Daha düz bir dağılım, ya da daha silik bir parmak izine ulaşacaktır.
ستجد توزيع متجانس,, أو بصمة مخففة
Silik anılarınızdan, asla sevmeyi beceremediğiniz insanların yüzlerinden.
ذكرياتك المبهمة، وجوه الناس أنك لم تقدر يوماً أن تحب
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.
لجعلها بصمة أخف هو أن يقوم بتسوية توزيع ترددات الأحرف
Yine de o maddelerin silik anahatlarını yuvarlak solucanların içinde görebilirdiniz.
ما يزال يمكنكم رؤية المخطط الشبحي للديدان الخيطية.
Ne zaman bizim gibi bir yığın dışlanmış, serseri, silik, aylak, hayata yenilmiş ne dersen de.
هل تعلمين يا سيدتى، كلما كانت هناك حفنة من الصبية كهذه منبوذون، أفاقون، مجهولون، سادة متسكعون خاسرون إما مرة أو فى كل مرة
Ama bana yardımcı olan insanlar ile karşılaştırınca onlar solgun ve silik anılar haline geldiler.
لكن الذكريات تنمو شاحبة وباهتة بالمقارنة مع الناس الذين ساعدوني.
Silik, beceriksiz ve deneyimsiz olduğumu biliyordun çünkü hem hakkımda hiç dedikodu da yapılamazdı.
لأنك كنت تعرف أننى بلهاء وحمقاء.... وعديمة الخبرة ولن تطلق شائعات عنى أبداً
Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam bileceğim.
فاننا ننظر الآن في مرآة في لغز لكن حينئذ وجها لوجه. الآن اعرف بعض المعرفة لكن حينئذ ساعرف كما عرفت.
Ama sayın Elijah Muhammed geldi ve bize İslam dinini öğrettiği, bizi temizledi ve böylece biz kendi gözlerimizle o silik renkli şeyi, gerçekten olduğu gibi görebiliyoruz.
لكن منذ أتى المكرم الياس محمد وعلمنا دين الإسلام، والذي طهرنا، وجعلنا نرى بأنفسنا الآن نستطيع أن نرى ذلك الشيء الشاحب العجوز أنه يبدو تماما مثل ما كان يبدو