Türkçe → Arapça
saparak Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar.
الامور التي اذ زاغ قوم عنها انحرفوا الى كلام باطل
Ancak tekrar biraz konudan organ bağışına doğru saparak.
لكن مرة أخرى، لننحرف قليلا نحو موضوع التبرع بالأعضاء.
Ben bir doktorum, ama bir şekilde biraz mesleğimden saparak araştırmacı oldum, bu nedenle artık bir epidemiyolog'um.
حسناً.. في الحقيقة أنا طبيب.. ولكني تطرقت إلى مجال الأبحاث أنا اليوم أعمل في أبحاث الأوبئة
Rabbiniz buyurmuştur ki: Dua edin bana, cevap vereyim size! Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.
« وقال ربكم ادعوني أستجب لكم » أي اعبدوني أثبكم بقرينة ما بعده « إن الذين يستكبرون عن عبادتي سيدخلون » بفتح الياء وضم الخاء وبالعكس « جهنم داخرين » صاغرين.
‹‹Böylece Seirde yaşayan kardeşlerimizin, Esavoğullarının yanından geçtik. Eylat ve Esyon-Geverden Aravaya giden yoldan saparak yolculuğumuzu Moav Çölü yolundan sürdürdük.
فعبرنا عن اخوتنا بني عيسو الساكنين في سعير على طريق العربة على أيلة وعلى عصيون جابر ثم تحولنا ومررنا في طريق برية موآب
Biz onların, " Ona bir insan öğretiyor! " dediklerini biliyoruz. Hak ' tan saparak kendisine yöneldikleri adamın dili a ' cemi ( yabancıdır, açık değildir ), bu ise apaçık Arapça bir dildir.
ولقد نعلم أن المشركين يقولون: إن النبي يتلقى القرآن مِن بشر مِن بني آدم. كذبوا ؛ فإن لسان الذي نسبوا إليه تعليم النبي صلى الله عليه وسلم أعجمي لا يُفصح، والقرآن عربي غاية في الوضوح والبيان.