Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

sağlam karşı Arapça dilinde

ضد قوية

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Ona karşı sağlam bir dostluk... besliyorum, hepsi bu kadar.

حتى الآن أنا أحبه، هذا كل شيء

İskele, gemiyi fırtınaya karşı tutmak için yeteri kadar sağlam değil.

دعامة الجسر ليست قوية " " لتقييد حركة المركب ضد هذة العاصفة

Dedi: " Ah, size karşı koyacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir kaleye sığınabilseydim. "

« قال لو أن لي بكم قوة » طاقة « أو آوي إلى ركن شديد » عشيرة تنصرني لبطشت بكم فلما رأت الملائكة ذلك.

“ Keşke ” dedi, “ size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya pek sağlam bir kaleye dayansaydım! ”

« قال لو أن لي بكم قوة » طاقة « أو آوي إلى ركن شديد » عشيرة تنصرني لبطشت بكم فلما رأت الملائكة ذلك.

Hem başkalarını sağlam öğretiyle yüreklendirmek, hem de karşı çıkanları ikna edebilmek için imanlılara öğretilen güvenilir söze sımsıkı sarılmalı.

ملازما للكلمة الصادقة التي بحسب التعليم لكي يكون قادرا ان يعظ بالتعليم الصحيح ويوبّخ المناقضين.

Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle dediler: " Rabbimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkarcılara karşı bize yardım et. "

« ولما برزوا لجالوت وجنوده » أي ظهروا لقتالهم وتصافّوا « قالوا ربنا أفرغ » أصبب « علينا صبرا وثبت أقدامنا » بتقوية قلوبنا على الجهاد « وانصرنا على القوم الكافرين ».

Sözleri yalnızca şuydu: " Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkarcı topluluğa karşı bize zafer ver. "

وما كان قول هؤلاء الصابرين إلا أن قالوا: ربنا اغفر لنا ذنوبنا، وما وقع منا مِن تجاوزٍ في أمر ديننا، وثبِّت أقدامنا حتى لا نفرَّ من قتال عدونا، وانصرنا على مَن جحد وحدانيتك ونبوة أنبيائك.

Sadece şöyle diyorlardı: " Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı ( yolunda ) sağlam tut, kafir topluma karşı bize yardım eyle! "

وما كان قول هؤلاء الصابرين إلا أن قالوا: ربنا اغفر لنا ذنوبنا، وما وقع منا مِن تجاوزٍ في أمر ديننا، وثبِّت أقدامنا حتى لا نفرَّ من قتال عدونا، وانصرنا على مَن جحد وحدانيتك ونبوة أنبيائك.

Sözleri yalnız şu olmuştur: " Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı! "

وما كان قول هؤلاء الصابرين إلا أن قالوا: ربنا اغفر لنا ذنوبنا، وما وقع منا مِن تجاوزٍ في أمر ديننا، وثبِّت أقدامنا حتى لا نفرَّ من قتال عدونا، وانصرنا على مَن جحد وحدانيتك ونبوة أنبيائك.

( Talut ' un askerleri ) Calut ve askerlerinin karşısına çıktıklarında şöyle dediler: " Rabbimiz, üzerimize sabır dök! ayaklarımızı sağlam tut ve o kafir millete karşı bize yardım et! "

« ولما برزوا لجالوت وجنوده » أي ظهروا لقتالهم وتصافّوا « قالوا ربنا أفرغ » أصبب « علينا صبرا وثبت أقدامنا » بتقوية قلوبنا على الجهاد « وانصرنا على القوم الكافرين ».