Türkçe → Arapça
sınırlandırılmış Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Yirmi kenarlı sınırlandırılmış bir katı
العشروني الوجوه
Sınırlandırılmış en boy oranı uyumunu seç.
انتقِ جانب نسبة توجيه:: توجه.
Gerçekten yaptılar bunu? Sınırlandırılmış bir bölge olsada...
الأمور جيده بين أختنا يوفي و سوزاكو
Yani siyasetçilerimiz yerel siyasetle sınırlandırılmış durumda.
لذلك فإن سياسيينا إقتصروا على سياستهم المحلية
"elektronik devre kartları" çeşitli nedenlerle sınırlandırılmış.
أساسا، لوحات دوائر إلكترونية، هي محدودة في جميع الطرق المثيرة للاهتمام.
Konu, çok basit bir göstergeyi saklayarak sadece buradaki ülkelerle sınırlandırılmış değil.
وهذا لا يقتصر بالتحديد على هذه الدول فقط هنا، فى إخفاء حقيقة بسيطة توصلنا إليها
Resim verileri her renk için 18 bit içeriyor ama renk derinliği her renk için 8 bit ile sınırlandırılmış.
محتويات الصورة 16 بت للون الواحد، لكن قد تم تخفيض اللون ليصبح 8 بت للون الواحد
Fizikten kimyaya, biyolojiden tıbba kadar yayılan birçok alanda, mesleki açıdan sınırlandırılmış binlerce konu bulunmaktadır.
يوجد الآلاف من المواضيع المحددة مهنيا موزعة من الفيزياء والكيمياء إلى الأحياء والطب.
Burada asıl sorun, araştırmaların örneklerle sınırlandırılmış olması: yani, yeterince örnek toplanmamış, bu nedenle de detaylı bir genetik çalışma yapılamamış olması.
المشكلة في هذا انها مًقيدة بالعينات لم يحصلوا على العينات الكافية
Ve bir de sınırlandırılmış biçimde doğaçlama yapmak diye birşey var -- dörtlük notalar, metronom, sağ el -- bilimsel açıdan çok güvenli ama müzikal açıdan çok sıkıcı.
وتلك التي تمت ارتجالياً وعن مقاطع ربعية.. سريعة.. معزوفة باليد اليمنى علمياً الامر آمنٌ جداً