Türkçe → Arapça
onların kendi Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Antony'nin lejyonları onların kendi ateşlerinde ısınacaklar.
ان فيالق انتونى تدفىء نفسها بنيرانها الخاصة
İleride farklı olacak bir Afganistan için izledikleri bu yol onların kendi yolu.
يتشاركن الطريق نفسه وهو طريق يتطلع إلى أفغانستان مختلفة
Bir de " yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek " dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır.
ادَّعى كلٌّ من اليهود والنصارى أن الجنة خاصة بطائفته لا يدخلها غيرهم، تلك أوهامهم الفاسدة. قل لهم -أيها الرسول-: أحضروا دليلكم على صحة ما تدَّعون إن كنتم صادقين في دعواكم.
Bir de: “ Yahudi veya Hıristiyan olanlardan başkası cennete asla giremez! ” dediler. Bu onların kendi kuruntuları...
ادَّعى كلٌّ من اليهود والنصارى أن الجنة خاصة بطائفته لا يدخلها غيرهم، تلك أوهامهم الفاسدة. قل لهم -أيها الرسول-: أحضروا دليلكم على صحة ما تدَّعون إن كنتم صادقين في دعواكم.
Dediler ki: " Yahudi veya Hıristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez. " Bu, onların kendi kuruntularıdır.
ادَّعى كلٌّ من اليهود والنصارى أن الجنة خاصة بطائفته لا يدخلها غيرهم، تلك أوهامهم الفاسدة. قل لهم -أيها الرسول-: أحضروا دليلكم على صحة ما تدَّعون إن كنتم صادقين في دعواكم.
Gün gelecek onların kendi dilleri, kendi elleri, kendi ayakları, yapıp ettikleri işler hakkında kendi aleyhlerine tanıklık edecektir.
« يوم » ناصبه الاستقرار الذي تعلق به لهم « تشهد » بالفوقانية والتحتانية « عليهم ألسنتهم وأيديهم وأرجلهم بما كانوا يعملون » من قول وفعل وهو يوم القيامة.
Belki siz farklı bir çözüm üretebilirdiniz fakat sizin ilgilenmeniz gereken onların kendi seçeneklerinin ne olduğu hakkındaki düşünceleridir.
ما هي الحلول الّتي فكّروا بها؟ ربّما أنت ستأتي بحلّ آخر لكنّك مهتمّ بمعرفة ما هي الخيارات الّتي فكّروا بها.
Yoksa Bize karşı kendilerini, engelleyerek koruyabilecek ilahları mı var? Onların kendi nefislerine bile yardıma güçleri yetmez ve onlar Bizden yakınlık bulamazlar.
أَلَهُمْ آلهة تمنعهم من عذابنا؟ إنَّ آلهتهم لا يستطيعون أن ينصروا أنفسهم، فكيف ينصرون عابديهم؟ وهم منا لا يُجارون.
Fırtınada kaybolmuş, karların içine düşmüş ve öylece kalmış hareket edememiş. bazı dağcılar gelmişler ona bakmışlar ve onların kendi için " Ölmüş " dediklerini duymuş
فقد قال أنه قد ضاع في العاصفة وإنهار في الثلج وقد إستلقى هناك دون أي قدرة على الحراك
Çünkü insanlar için yapabileceğiniz en iyi şey, onların kendi hayatlarını kontrol edebilmelerini ve kendileri için istedikleri şeyleri elde etmelerini sağlamak olacaktır.
لان افضل طريقة لكي نساعد الآخرين لتغير حياتهم هي ان نعطيهم القدرة على تحكم في ظروف حياتهم وتطويرها بالنحو الذي يرونه مناسب
Sözünü ettiğim şey insanları işe koymak ve çocukları sokaktan almak ve onların kendi yiyeceğini yetiştirmenin neşesini, gururunu ve onurunu tanımasını sağlamak, çiftçi marketlerini açmak.
فما أتحدث عنه هو توفير فرص عمل للناس، وإيواء الأطفال من الشوارع، وجعلهم يختبرون الفرح، الفخر والشرب في زرع طعامهم بيدهم،