Türkçe → Arapça
onların arasında Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Eve Harrington onların arasında olacak.
"إيف هارينجتون" ستكون من بينهم.
Bütün hayatımı onların arasında geçirdim.
لقد عشت بينهم طوال حياتي
İşte bu yüzden onların arasında yaşıyorum.
لذلك أعيش بينهم
Köprüler inşa ettiler, ve onların arasında yürüdüler.
لقد بنوا جسورا, ومشوا عبرها.
Rabbin, onların arasında kararını verecektir. O Üstündür, Bilendir.
إن ربك يقضي بين المختلفين من بني إسرائيل وغيرهم بحكمه فيهم، فينتقم من المبطل، ويجازي المحسن. وهو العزيز الغالب، فلا يُرَدُّ قضاؤه، العليم، فلا يلتبس عليه حق بباطل.
Göklerde, yerde, onların arasında, toprağın bağrında ne varsa O ' nundur.
« له ما في السماوات وما في الأرض وما بينهما » من المخلوقات « وما تحت الثرى » هو التراب الندي، والمراد الأرضون السبع لأنها تحته.
Onların arasında hüküm verecektir. İnanıp erdemli davrananlar nimet cennetlerindedir.
« الملك يومئذ » أي يوم القيامة « لله » وحده وما تضمنه من الاستقرار ناصب للظرف « يحكم بينهم » بين المؤمنين والكافرين بما بيّن بعده « فالذين آمنوا وعملوا الصالحات في جنات النعيم » فضلا من الله.
Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar " dedi.
فلما سمع نوح قولهم هذا دعا ربه بقوله: رب إن قومي أصروا على تكذيـبي، فاحكم بيني وبينهم حكمًا تُهلك به مَن جحد توحيدك وكذَّب رسولك، ونجني ومَن معي من المؤمنين مما تعذب به الكافرين.
Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
« فافتح بيني وبينهم فتحا » أي احكم « ونجني ومن معي من المؤمنين ».
Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında diriliş günü karar verecek olandır.
إن ربك -أيها الرسول- يقضي بين المؤمنين والكافرين من بني إسرائيل وغيرهم يوم القيامة بالعدل فيما اختلفوا فيه من أمور الدين، ويجازي كل إنسان بعمله بإدخال أهلِ الجنةِ الجنةَ وأهلِ النارِ النارَ.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.
فدعي اسم ذلك الموضع تبعيرة لان نار الرب اشتعلت فيهم
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.
ورأيتم ارجاسهم واصنامهم التي عندهم من خشب وحجر وفضة وذهب.