Türkçe → Arapça
nefret dolu Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Nefret dolu bir konak.
القصر البغيضة.
Gözlerin nefret dolu, 41.
عينيك مليئة بالكراهية, رقم 41
O nefret dolu. O çok kötü biri.
إنها شريرة إنها سيئة
Ama düğün yemeğin nefret dolu geçiyor.
هناك مؤامره فى وليمه زواجك
ama soğuk bir bakıştı, nefret dolu bir bakış
لكن ضوء بارد, نظرة احتقار
Senin kadar nefret dolu birini daha görmedim.
انا لم ارى ابدا رجلا ملئ بالكراهية مثلك
"Sana nefret dolu gelen şeyi, sen de komşuna yapma.
قال، " الشئ المكروه بالنسبة لك، لا تفعله لجارك.
O zaman, göründüğünüz kadar nefret dolu olamazsınız.
ثم لا تستطيع الكراهية بقدر تدّعي له
Terör onu yok etti çünkü o sevgi yerine nefret dolu.
فقدوا فى الخوف, لأنه يصنع الكره بدلا من الحب
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.
بكلام بغض احاطوا بي وقاتلوني بلا سبب.
Nefret dolu bir koca ve neredeyse saçmalık derecesinde bir sevgili.
الزوج البغيض هو بالضرورة عاشق سخيف
Senin kadar nefret dolu bir adamın her şeyi yapabileceğini biliyordum.
أعرف أنه لو انسان كره بالقدر الذى تشعر به فانه مستعد لفعل أى شيىء