Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

mutlu bir şekilde Arapça dilinde

بسعادة

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Ve sizlere mutlu bir şekilde,"Oh, ortalama yüzde 10," derler.

يحبون أن يردون،"حوالي 10 في المئة،" بكل فخر.

Adam çok minnettar ve çok mutlu bir şekilde benden parayı aldı

وكان هو هذا الموظف ممتن وسعيد جداً. أخذ المال مني،

Böylece özgür ve mutlu bir şekilde hayatlarına devam edebilecekler.

لكى يستمروا في العمل بحرية وسعادة.

Kollarında mutlu bir şekilde dururken, Suzanne zamanın nasıl geçtiğini unutmuştu.

سعيدة مستندة بين ذراعيه, نسيت "سوزان" الوقت.

Suzanne, gene mutlu bir şekilde pek umursamadığım bir rol olsa da beni sırdaşı yapmıştı.

‫"‬سوزان‫"‬ سعيدة مرة أخرى, جعلتني من المُقرّبين لها, كان ذلك دورًا لم أهتمّ كثيرًا بشأنه.

Ayrıca kimseyi görmeme izin vermedi, ta ki birgün mutlu bir şekilde kendi gelip beni görene kadar.

لم يسمح لي برؤية أي احد لعدة شهور حتى في يوم ما، جاء ليرىاني بطريقة وديّة

İki ay sonra belediye binasında yapılan düğün sade bir törenle, mutlu bir şekilde gerçekleştirildi.

الزفاف و الذي كان بسيطًا و حدث في قاعة المدينة شهرين لاحقًا كان حدثًا سعيدًا

"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.

'أنتِ أعبري الطريق.' و البقرة اجتازت الطريق, و كانت هناك غبطة كبيرة كونها بقرة مقدسة."

Sağ alt köşede klonlanan ilk koyun Dolly'i görüyorsunuz-- şimdi Edinburg'da bir müzede içi doldurulmuş vaziyette mutlu bir şekilde duruyor.

إذن في أسفل اليمين هنا، لدينا دولي، أول نعجة مستنسخة -- الآن لحسن الحظ محشورة في متحف في ادنبره؛

Kingo hayatlarımızın merkezindeydi ve üçümüz o sıcak kahkahaların durmak bilmeyen sesi ve etrafımızı saran huzurla mutlu bir şekilde yaşıyorduk.

كان "كينجو" أمل حياتنا وعاش ثلاثتنا فى سعادة مع أستمرار سماع صوت الضحكات

Hiç kimse sabah uyanıp "Vay be, gidip biraz 3 karbonludan 12 karbonluya molekül alıp depomu dolduracak ve işe mutlu bir şekilde gideceğim." diye düşünmez.

لا أحد يستقيظ في الصباح و يفكر سوف اشتري بعض جزيئات تحتوي ثلاث إلى اثني عشر ذرة من الكربون و اضعها في خزان الوقود

Ve eğer hala mutlu bir şekilde tek başına uyuyorsan, neden yaptığın şeyi bırakıp, hayatının geri kalanı boyunca sinir edebileceğin o özel insanı bulmayı hayatının tek amacı haline getirmelisin?

وأنت يا من تنام بسعادة بمُفردك, لماذا تتوقف عن ما تقوم به وتجعل شُغلك الشاغل في الحياة