Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

muğlak Arapça dilinde

غامض

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Bu oldukça muğlak.

ذلك غامض لحد كبير.

Bunun muğlak bir ifade olduğunu farkındayım.

انا أرى ان هذه افتراض غامض

Buradaki dar açı olunca durum muğlak oluyor.

ان هذه زاوية حادة وتكون غامضة

Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".

لقد كتب، "غامضة، لكنها مثيرة،" بقلم الرصاص، في الناصية.

Şimdi bana neler olduğunu anlatma. Bırak muğlak kalsın.

لاتقل لي ماذا يحدث, أتركني بحيرة من أمري

KKA yanında başka bilgi olmadan mümkün değil. Muğlak kalıyor.

SSA، بحد ذاته ودون اي معلومات اخرى، يعتبر غامضاً

Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.

ورغبتى لإيجاد حلول لها, ولكن النتيجة النهائية لما أفعله تكون مبهمة تماما.

Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını

الفن والسياسة تحتلان موقعا غامضا خارج جدران المتحف، ولكن داخل جوهر المتحف،

"Kalpleri sapıklıktan katılaşmış olanlar bu muğlak noktaları fazlaca kurcalayarak bir uyumsuzluk bulmaya çalışırlar.

فأما الذين في قلوبهم زيغ فيتبعون ما تشابه منه ابتغاء الفتنة

Bu parçaları yaparken, daima bulmaya çalıştığım bir nokta var ki açıkça söylediğim bir şey var ve çok basit, aynı zamanda da çok muğlak.

عندما أصنع هذه الآلات، أحاول دائما أن أجد نقطة ما أستطيع من خلالها أن أقول شىء واضح و بسيط جداً, ولكن فى نفس الوقت يكون غامض جداً.

Oralarda bir yerlerde farklı, muğlak bir ihtimal olduğunu bir nevi hayal etmektense, bir nebze de olsa o ihtimale göre hareket etmemiz gerektiğini.

ذلك ليس مجرد أنه يجب علينا تخيل أن هناك إمكانية مختلفة وغامضة هناك، لكننا بحاجة لبداية التصرف أكثر بقليل حول تلك الإمكانية.