Türkçe → Arapça
maruz kalan Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
UV ışına maruz kalan yerleri.
من الأشعة فوق البنفسجية خلال السنة.
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz
يبدو واضحاً انه إذا كنت منذ البداية ضعيف التغذية، و لديك جهاز مناعي ضعيف،
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.
ولكن تنبهوا إلى ما حدث لهولاء الأطفال التعرض إلى لغة الماندرين لمدة ثلاث جلسات.
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.
ليس فقط للأبرياء، الذين أخبرتكم عنهم في زيمبابوي، لكن المكافحين في كل العالم الذين يتابعون هذه النقاط؟
Kendisi kulaktan dolma dedikodulara,.....skandallara ve sıkıntılara maruz kalan bir hanımefendi.
سيّدة واجهت كربها الجلل والإشاعات بكلّ شجاعة
Yani dinazorları her zaman çöllerde veya kötü alanlarda-- çok az bitkinin büyüdüğü ve baharda sellere maruz kalan yerlerde buluyorsunuz.
لذا دائماً ما تجد ديناصورات في الصحارى أو الأراضي الوعرة -- المناطق التي قليلاً ماتنمو فيها النباتات
H1N1'e maruz kalan kişiye Tamiflu veriyorlar, böylece semptomların şiddeti bariz şekilde azaltılıyor ve hastalığın pek çok belirtisi engelleniyor.
حين يصاب شخص بفيروس H1N1 فإنه يتناول التاميفلو مما يقلل من حدة الأعراض بشكلِ كبير كما يمنع العديد من مظاهر المرض
Dünyadaki herhangi bir yere göre daha fazla seçime ve seçimlerle ilgili reklamlara maruz kalan Amerikalılar için seçimler ürünün ne olduğu kadar onların kim olduğunu da ifade eder.
بالنسبة للامريكين المعاصرين الذين يتعرضون لخيارات اكثر.. ولاعلانات اكثر وخيارات اكثر من اي مجموعة في العالم
Böylelikle gerekli olanlar, sadece avukat eğitimi değil bir de sistematik şekilde avukata erken erişim gerekli çünkü avukatlar muhafız görevinde işkenceye maruz kalan insanlar için.
إذاً فالنقاط هي، ليس مجرد محامين مدربين، لكن أن نجد طريقة لتطبيق الوصول
Yıllardır tüm bu eylemler, zorla boşaltmalara maruz kalan tüm bu topluluklara birbirlerinin deneyimlerinden birşeyler öğrenmeyi ve bu deneyimler üzerine yenilerini inşa etmeyi öğretti.
على مدى عدة سنوات، ساعدت، كل هذه التحركات، المجتمعات لمواجهة الإخلاء القسري التعلم من بعضهم البعض والاعتماد على بعضهم البعض، محلياً ودولياً.
Her şeyden önce onun mavi gözlük alnına bir beyaz ile örtülü olduğu gerçeği başka bir maruz kalan yüzünün bir hurda bırakarak, kulakları kapalı bandaj ve bu sadece onun pembe, sivri burun dışında.
كان من حقيقة أنه قد تم تغطية جميع جبهته فوق نظارته الزرقاء التي كتبها بيضاء ضمادة، والتي غطت آخر أذنيه، وترك ليست خردة من وجهه يتعرض باستثناء له الا الوردي، وأنف منقاري.