Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

kaypak Arapça dilinde

داهية

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Kaypak bir ihtiyarsın.

هذه الفكرة لا تجذبني هذه سقطة لكِ أيتها الفتاه العجوز

Kaygan ve kaypak biri.

شخص زلق ومراوغ

Ve onu kaypak Senyorla görünce

"و تجدها مع ذلك السيد الفاسق"

Öyle kaypak bir yerdeyim ki gözünüzde,..

سمعتي الآن تقف..

Çok kurnaz, çok kaypak bir suçlunun peşindeyim.

و أنا أطارد مجرم ماكر جداً و غامض جداً

Kaypak ya da cimri olmaya çalışmadığına eminim.

أنني متأكدة أنه لم يحاول أن يتملص أو أن يكون بخيلاً

Bu soğuk ayaklı, kaypak parmaklı centilmenin sağına oturduğun zaman bakışlarını görmediğimi mi sanıyorsun?

تعتقد انني لم ار تلك النظرة التي مررتها لهذا القدمين الباردين، ذو الأصابع الزلقة السيد الذي في يميني عندما جلست؟

İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanın peşine düşer.

وبعض رؤوس الكفر من الناس يخاصمون ويشككون في قدرة الله على البعث ؛ جهلا منهم بحقيقة هذه القدرة، واتباعًا لأئمة الضلال من كل شيطان متمرد على الله ورسله.

Hızla yolunda devam ederken, birden, ufak bir melodi parçacığı duymuş, genelde ilham böyle nazlı ve kaypak bir şekilde geliyormuş.

وبينما هو مسرع، و فجأة يسمع هذا الجزء الصغيرة للحن، الذي يأتي لدماغه ك إلهام يأتي دائماً، بعيد المنال والإثارة،

İnsanlardan bazıları vardır, hiçbir ilme sahip olmadan Allah konusunda mücadele eder ve her inatçı-kaypak şeytanın ardı sıra gider.

وبعض رؤوس الكفر من الناس يخاصمون ويشككون في قدرة الله على البعث ؛ جهلا منهم بحقيقة هذه القدرة، واتباعًا لأئمة الضلال من كل شيطان متمرد على الله ورسله.

Umarım ki Rabbim, bana seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bağına da yıldırımlar yollar gökten de kaypak, kaygan bir toprak oluverir bağın.

« فعسى ربي أن يؤتين خيرا من جنتك » جواب الشرط « ويرسل عليها حسبانا » جمع حسبانة أي صواعق « من السماء فتصبح صعيدا زلقا » أرضا ملساء لا يثبت عليها قدم.