Türkçe → Arapça
kâfir Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Kahrolası kâfir insan, ne nankördür o!
« قتل الإنسان » لعن الكافر « ما أكفره » استفهام توبيخ، أي ما حمله على الكفر.
Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa,
« إلا » لكن « من تولى » أعرض عن الإيمان « وكفر » بالقرآن.
Hayır! Doğrusu ( kâfir ) insan azgınlık eder.
« كلا » حقا « إنَّ الإنسان ليطغى ».
" Bizi rahmetinle o kâfir kavmin elinden kurtar! "
« ونجّنا برحمتك من القوم الكافرين ».
İşte bunlar kâfir, günaha dadanan, haktan sapan kimselerdir.
« أولئك » أهل هذه الحال « هم الكفرة الفجرة » أي الجامعون بين الكفر والفجور.
Kâfir olup âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler.
« والذين كفروا وكذبوا بآياتنا أولئك أصحاب الجحيم ».
Nûh: “ Ya Rabbî, dedi, yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma! ”
« وقال نوح رب لا تذر على الأرض من الكافرين ديَّارا » أي نازل دار، والمعنى أحدا.
Ona yolu da gösterdik: artık ister şükreder, ister nankör ve kâfir olur.
« إنا هديناه السبيل » بينا له طريق الهدى ببعث الرسل « إما شاكرا » أي مؤمنا « وإما كفورا » حالان من المفعول، أي بينا له في حال شكره أو كفره المقدرة، و إما لتفصيل الأحوال.
En kötüsü de, ölümünüzün kâfir olarak gerçekleşmesi için size yardım etmek.
ونحن لا زلنا نعينك على بلوغ غايتك الآثمة
Hayır! Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kâfir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.
حقًا إن الإنسان ليتجاوز حدود الله إذا أبطره الغنى، فليعلم كل طاغية أن المصير إلى الله، فيجازي كلَّ إنسان بعمله.
Onlar, size geldikleri zaman, " iman ettik " dediler. Oysa yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır.
« وإذا جاءُوكم » أي مُنَافِقُو اليهود « قالوا آمنا وقد دخلوا » إليكم متلبسين « بالكفر وهم قد خرجوا » من عندكم متلبسين « به » ولم يؤمنوا « والله أعلم بما كانوا يكتمونـ » ـه من النفاق.
Halbuki gerçekte onlar kâfir olarak girmişler, yine kâfir olarak çıkmışlardır. Onların içlerinde gizledikleri nifakı Allah pek iyi bilir.
« وإذا جاءُوكم » أي مُنَافِقُو اليهود « قالوا آمنا وقد دخلوا » إليكم متلبسين « بالكفر وهم قد خرجوا » من عندكم متلبسين « به » ولم يؤمنوا « والله أعلم بما كانوا يكتمونـ » ـه من النفاق.