Türkçe → Arapça
izin veren Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Cenevre Konvansiyonunda uyumama izin veren bir madde var mı?
أنا غير راضى,وطبقا لأتفاقية جنيفا هذا الرجل
Tatil dosyalarını düzenlemeye izin veren Yardımcı UygulamaName
المساعد تطبيق إلى اسمح من ملفاتName
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.
إنه الشيء الذي سمح لي بمقابلة سيونغ جو في أحلامي لقد كان ورق الشجر
Dünya'da yaşamın bu şekilde başarılı olmasına izin veren örtü.
و يسمح للحياة على الأرض أن تكون على ماهي عليه من النجاح.
Evrim yoluyla maddenin rekabetine izin veren itici bir güç var mı?
هل ثمة قوة دافعة من خلال التطور تسمح للمادة أن تتنافس؟
Moda gerçekten sınıflar arasında geçişe izin veren türden bir endüstri.
ولهذا فإنه نوع من المجال يحتوي على حد سواء من أعلى إلى أسفل ومن أسفل إلى أعلى.
Amerika ve Kanadanın avlanmasına izin veren bir yasa hayal edebiliyorum.
أستطيع التخيل بوجود سياسة تسمح لكندا وأمريكا بالصيد،
Yeter artık! Oğlunu kaybetmemek için kalmama izin veren sen değil miydin!
أنكِ تسمحين لى بالبقاء هنا ليبقى "سيمون" معكِ
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.
تمكننا من الذهاب من النقطة أ إلى النقطة ب وتمكننا من تحريك الأشياء بنفس الطريقة.
Bizim devam etmemize izin veren, derinlere doğru yeni ve keşfedilmemiş bir yol.
طرق يمكن أن تسمح لنا بالاستمرار, والمضي على طريق جديد وغير معلوم.
Hala tsunami yaratan ve Auschwitz'e izin veren bir Tanrı ile başbaşa bırakılıyoruz.
إننا مازلنا في النهاية أمام رب يمكنه أن يقوم بالتسونامي أو بمعسكرات أوشفيتز.
Yeni yaptığım gibi bu tarz başdöndürücü gezilerde gözlemlenebilen çeşitliliği geliştirmemize izin veren
وما خلق كل هذا التنوع الذي نراه في رحلة مثل التي ذهبتها للتو.