Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

ile bulunduğu Arapça dilinde

يقيم مع

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.

وبرخيا والقانة بوابان للتابوت.

Düşünürseniz, altın miktarı da sabit değil,dünyada ne kadar altın bulunduğu ve çıkartıldığı ile bağlantılı.

التي تعمتد على كمية الذهب الموجودة في العالم، أاليس ذلك؟

Afrika ile ilgilenen herkesin karşı karşıya bulunduğu mücadele, yoksulluğun azaltılması mücadelesi değildir.

التحدي الذي يواجه كل المهتمين بأفريقيا ليس هو تحدي الحد من الفقر.

Bu 100 dolarlık fiyatın nasıl bulunduğu ile ilgili ilk sorulardan biri......ürünün üretim maliyetinin ne kadar olduğu olmalı.

أحد المسائل التي تبرز عند التفكير في كيفية الوصول لهذا السعر المقرر، هي معرفة مقدار تكلفة تصنيع المنتج.

Biraz araştırma yaptım, Met'deki bazı kişilerle konuştum, ve aslında bunun özel günlerde oynanan ve içinde sopa ile kazları dövmenin de bulunduğu,

أجريت بعض البحوث، وتحدثت إلى بعض من معارفي في ميت، وقد وجدت أن هذه لعبة تسمى [غير واضح]،

Sonuç olarak, soğuk bir ortamda hidrojen sülfit ile kayakçının içinde bulunduğu hali bir memelide yeniden oluşturup oluşturamayacağımızı merak ettik.

ولهذا أردنا أن نرى إن كان يمكننا أن نستخدم كبريتيد الهيدروجين في وجود البرد،

Deneyimleyen benlik ile anımsayan benlik birbirinden çok farklı ayrı iki kavramdır ve bunları birbirine karıştırmak mutluluk kavramının içinde bulunduğu kargaçanın başlıca nedeni.

تلك هما شيئين مختلفين جدا، نفسية التجربة و نفسية الذاكرة والخلط بينهما هو جزء من الكارثة

Anne baba ile yakın akrabanın terikelerinde erkeklere hisse bulunduğu gibi, anne baba ile yakın akrabanın terikelerinde kadınlara -azından da çoğundan da- farz olarak belirlenmiş hisseler vardır.

للذكور -صغارًا أو كبارًا- نصيب شرعه الله فيما تركه الوالدان والأقربون من المال، قليلا كان أو كثيرًا، في أنصبة محددة واضحة فرضها الله عز وجل لهؤلاء، وللنساء كذلك.