Türkçe → Arapça
ile aksine Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Senin aksine Gong Shil ile aynı dünyayı paylaşan biriyim.
أنا على عكسك، فأنا شخصٌ يمكنهُ أن يُشارك نفس العالم مع "جونج شيل
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi
على العكس من ذلك، كما لو لم تكن هناك عقبة ومع ضوضاء غريبة، وقال انه الآن
Aksine insanın içinde geçen seneler ile beraber, yeşerip büyür.
ليست تذهب، وإنما تنمو! تزداد مع مرور السنين!
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.
هكذا، وخلافاً للإعتقاد السائد لا يوجد هناك تضارب في المصالح ما بين الأبحاث التجريبية والقيم
Aksine, Inca'nın bir yüzyıldan kısa bir zamanda yaptığı 14,000 km'lik kral yolları ile tamamen bağlantılıydı.
على العكس، كانت متناسقة تماماً على طول 14000 كم من الطرق الملكية صنعها الإنكيين على مدار أقل من قرن
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.
على عكس ما يعتقد كثير من الناس، انفصام الشخصية ليس نفس اضطراب في الشخصية المتعددة أو انفصام الشخصية.
Bunun aksine, şu anda mutsuz olmak ile kısa bir süre aklın başka bir yerde olması arasında hiçbir ilişki yok.
في المقابل، لا توجد علاقة بين أن تكون غير سعيد الآن و شرود الذهن بعد وقت قصير لاحقاً.
Aksine, o gerçekten bu noktada onu gibi doğal olmayan bu kadar vurdu bu biraz ince bacaklar ile hareket etmek kadar mümkün.
على العكس من ذلك، أنها ضربت له غير طبيعي كما ان ما يصل الى هذه النقطة انه كان حقا قادرة على التحرك حتى مع هذه الساقين قليلا رقيقة.
Su aracılığı ile olan bulaşta ilk iki bulaşma yolunun aksine organizmalar yeni konaklara geçmek için sağlıklı bir konağa ihtiyaç duymazlar.
و عندما ينتقلون بواسطة الماء, على عكس أول طريقتين, هذه الجراثيم لا تعتمد على عائل سليم للعدوى.
Bunun iyi tarafı da benim Hal ve Russ Smith ile birlikte yürüttüğüm deneylerin aksine sanal gerçekliği görebilmeniz için bütün bunları kendi başınıza yapmanıza gerek olmaması.
وما هو جيد حيال هذا، على عكس التجارب التي قمت بها مع هال و بروس سميث، فانت لا يتوجب عليك برمجة تلك البرامج بنفسك
Başka bir deyişle, günümüzde yapılmakta olan elektriksel bir problemin kimyasallar kullanılarak tedavi edilmesinin aksine, biz elektriksel problemi elektrik ile tedavi ediyoruz.
يوسف محمد: بعبارة أخرى، نحن نعالج الكهرباء بالكهرباء، بدلا من معالجة الكهرباء بالمواد الكيميائية التي نستخدمها في أيامنا هذه.