Türkçe → Arapça
için heyecanlı Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.
نعيش الآن أكثر اللحظات تشويقاً من خلال التعرف على فن التشكيل الهندي الحديث.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.
إنه أبدا -- انها حقا مطلقا كان أكثر إثارة، أو وقت حيوي، ليكون في علم الأحياء.
Beyliği zamanında biraz fazla heyecanlı ve ben onun için bana zannettiğini fantezi
وربوبيته قليلا في الحماسة في ذلك الوقت وأنا يتوهم أنه أخطأ لي
Sadece heyecanlı değillerdi, bize yardımcı olmak için orada olduklarını düşünüyorlardı
لم يكونوا فقط متحمسين لوجدنا، بل استمروا في التفكير بأنهم حضروا لساعدوننا.
O zamandan beri, bu büyük ve heyecanlı dünyanın içine girdiğim için hepsini keşfetmek istedim.
منذ ذاك، ولأني الآن في هذا العالم الممتع الواسع، أردت استكشافه بأكمله. أردته كله بآن معاً، لكن عرفت أنه ليس بالإمكان.
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,
والأكثر إثارة بالنسبة لي أثناء تصميم هذا، كان،عندما كنت بصدد تصميم هذه الصورة،
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.
وأنا أعلم أنني عصبية بشكل لا يصدق ومتحمسة جداً لكي أرتفع إلى الأعلى، وهذا إلى حد كبير يحول دون قدرتي على الحفاظ على ببرودة الاعصاب.
Bu, geliştirdiğimiz en heyecanlı projelerden biri, arkadaş canlısı yapay zeka için konuşabilen küçük bir karakter.
وهذا أحد المشاريع المثيرة للدهشة التي نقوم بتطويرها، التي هي شخصية صغيرة تتحدث لذكاء إصطناعي محبب، ذكاء آلة محبب.
Yani en fazla parayı almak ve diğer oyuncuyu size daha fazla vermesi için teşvik etmek arasında heyecanlı bir ilişki mevcut.
لذا هناك بعض التوتر هنا بين المحاولة للحصول على أكبر قدر من المال ولكن المحاولة لإستدراج اللاعب الآخر إلى إعطائك أكثر.
Biz gerçekten de bu konunun bir parçası olduğumuzdan heyecanlıyız. ve bu heyecanlı aktivitenin başlaması için sabırsızlanıyorum.
ونحن متحمسون حقا حول الفرصة التي حضينا بها لنكون جزء من هذا, ولا نستطيع الانتظار حتى نرى مايمكن ان ينتج من هذا العمل المثير.
Bence, cep telefonlarımız için uygulama üretmeyi bırakıp, kendi vücutlarımız için uygulamalar üretmeye başladığımız zaman hayat daha heyecanlı olacak.
أعتقد أن الحياة ستكون مثيرة أكثر بكثير عندما نتوقف عن إنشاء تطبيقاتٍ للهواتف النقالة ونبدأ في إنشاء تطبيقاتٍ لأجسامنا الخاصة.
Licklider'ın gelecek vizyonunun 50 yıldan fazla ötesindeyiz ve veriler söylüyor ki bu yüzyılın en zor problemlerini insan ve makine işbirliği ile çözmek için çok heyecanlı olmalıyız.
مرت 50 سنة على رؤية ليكليدر عن المستقبل، والبيانات تقترح أن علينا أن نكون متحمسين لمعالجة أصعب مشاكل هذا القرن،