Türkçe → Arapça
henüz hala Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bayan Allison henüz kontrole gelmedi ve o hala kuşkulu.
الانسة اليسون لم تقم بالمراجعة بعد.
Evleneli iki ay oldu, ama hala henüz evlenmiş gibi mutlular.
انهما متزوجان منذ شهرين, وسعيدان كأنهم تزوجا الان.
Akşam yemeği henüz hazır değil. Temizlenmeniz için hala vakit var.
العشاء لم يجهز بعد سيكون لديكم الوقت للإغتسال
Tabi bu cihaz henüz kusursuz değil, hala üzerinde çalışılan bir proje
ولكن الأداة لم تكتمل بعد، هنالك العديد من العمل الدؤوب
Yani bunun tersini aldığımızda, hala dağılma özelliği gösterip göstermeyeceğini henüz bilemiyorum. -
اذاً نحن لا نعلم بعد اذا كنا قد عكسنا هذا ما اذا لا يزال يوضح
O masanın merkezine doğru bir kuvvet uygulamakla olduğunu ve henüz pakı hala ayakta üretilen fazla veya daha az taylor bazı titreşim
انه يبذل قوة نحو وسط الجدول وبعد عفريت ما يزال قائما أنتج أكثر أو أقل تايلور بعض الاهتزاز
Cahrles Darwin yepyeni bir kara parçası görüyordu bugün ayaklarının altında hala çok canlı olan güçler tarafından okyanusun derinliklerinden henüz yaratılmış bir ada
تشارلز داروين رأى أرض جديدة صنع جديدا من أعماق المحيط بقوات مازالت حيّة جدا اليوم تحته تماماً
Eğer Körfezin doğusundaki Alabama gibi sızan petrolün henüz ulaştığı yerlere giderseniz hala plajda yüzenler olduğunu görebilirsiniz aynı zamanda plajları temizleyen insanları da...
واذا ذهبت الى اماكن وصول النفط مثل المواقع الغربية من الخليج في ولاية ألاباما سترى ان هنالك اشخاصٌ مازالوا يستخدمون الشاطىء
Onun gibi uyuyan, henüz kendi damat toka kilidini açmak için olsa ben onun kolunu hareket ettirmek için çalıştı boşa ama ölüm bizi Twain parçası gibi oldu, o hala sıkı bana sarıldı.
فعلى الرغم حاولت تحريك ذراعه -- فتح قفل العريس له -- حتى الآن، كما انه ينام وكان، وقال انه لا يزال عانق لي بإحكام، وكأن لا شيء سوى الموت وينبغي لنا جزءا TWAIN.
Ben o duymuş ne duymuş, onun henüz gördüğünü görüldüğü gibi. bir deyişle, o açıkça gördüm sadece ne olmuştu ama ne olduğu belli. tüm iş hala şaşkın ve grotesk, bana ise gerçekleşmesi.
وهنا كنت قد سمعت ما سمع، رأيت ما رآه، ولكن من له الكلمات التي كان واضحا أنه رأى بوضوح ليس فقط ما حدث ولكن ما كان على وشك أن يحدث، في حين مني العمل كله كان لا يزال الخلط وبشع.