Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

hüsran Arapça dilinde

إحباط

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir.

« إنَّ الإنسان » الجنس « لفي خُسر » في تجارته.

İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!

« إنَّ الإنسان » الجنس « لفي خُسر » في تجارته.

" Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse! " diye konuştular.

« قالوا تلك » أي رجعتنا إلى الحياة « إذا » إن صحت « كرة » رجعة « خاسرة » ذات خسران قال تعالى:

Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

"Ne!" Sherlock Holmes ile beyaz, geri sendeledi hüsran ve sürpriz.

"ماذا!" متداخلة شرلوك هولمز الى الوراء، مع الأبيض

Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

Artık o ( ülkelerin halkı ), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.

İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.

وهذا ما اكتشفته في بوسطن.. وهو أن الإحباط كان شديد التحفيز.

Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

« فذاقت وبال أمرها » عقوبته « وكان عاقبة أمرها خسرا » خسارا وهلاكا.