Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

elverişli için Arapça dilinde

للمواتية

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

İşleriniz için elverişli olmalı.

يبدو أن هذا ملائماً للأعمال

Ancak sadece bir tanesi yaşam için elverişli.

هو مكان مناسب فعلا للحياة.

Aslında gelişmekte olan ülkeler için en elverişli olan teknolojiler üzerine...

في الواقع لأول مرة أول التكنولوجيات المناسبة بالنسبة للبلدان النامية.

O ki, yeryüzünü oturmanıza elverişli kıldı ve doğru gitmeniz için sizin için orada yollar açtır.

الذي جعل لكم الأرض فراشًا وبساطًا، وسهَّل لكم فيها طرقًا لمعاشكم ومتاجركم ؛ لكي تهتدوا بتلك السبل إلى مصالحكم الدينية والدنيوية.

Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.

19 مليون هكتار من الغابات المطرية تُفقَد سنويا لإنشاء أراضي صالحة للزراعة.

Aksi halde, bizim bildiğimiz çeşitiyle yaşam için elverişli olmayan eksi 150 derece soğuğa maruz kalırlardı.

حيث تبلغ درجة الحرارة هناك 150 درجة مئوية تحت الصفر برودة قارسة لاتوفر بيئة مناسبة لتكوين الكثير من مظاهر الحياة أو مظاهر الحياة كما نعرفها نحن على الأقل

O ki geceyi sizin dinlenmeniz için elverişli, gündüzü de aydınlık kıldı. Dinleyen bir topluluk için bunda deliller vardır.

« هو الذي جعل لكم الليل لتسكنوا فيه والنهار مبصرا » إسناد الإبصار إليه مجاز لأنه يبصر فيه « إن في ذلك لآيات » دلالات على وحدانيته تعالى « لقوم يسمعون » سماع تدبر واتعاظ.

Hani sen, mü ' minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir.

واذكر -أيها الرسول- حين خَرَجْتَ من بيتك لابسًا عُدَّة الحرب، تنظم صفوف أصحابك، وتُنْزِل كل واحد في منزله للقاء المشركين في غزوة " أُحُد ". والله سميع لأقوالكم، عليم بأفعالكم.

Geceyi dinlenmelerine elverişli, gündüzü de aydınlık yaptığımızı görmediler mi? İnanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.

ألم ير هؤلاء المكذبون بآياتنا أنا جعلنا الليل يستقرُّون فيه وينامون، والنهار يبصرون فيه للسعي في معاشهم؟ إن في تصريفهما لَدلالة لقوم يؤمنون بكمال قدرة الله ووحدانيَّته وعظيم نعمه.

Kuru hava teleskoplar için çok elverişli, ve ayrıca, bulut örtüsü dağın zirvesinin aşağısında böylece teleskoplar 300 gün bulutsuz gökyüzüne hakim olabiliyor.

والهواء الجاف مناسب جدا للتلسكوبات، وكذلك، غطاء السحب هو أدنى من قمة هذا الجبل بحيث يكون للتلسكوبات

Geceyi sizin istirahat etmenize elverişli, gündüzü de ( geçiminizi sağlamanız için ) aydınlık yapan O ' dur. Şüphesiz, bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.

« هو الذي جعل لكم الليل لتسكنوا فيه والنهار مبصرا » إسناد الإبصار إليه مجاز لأنه يبصر فيه « إن في ذلك لآيات » دلالات على وحدانيته تعالى « لقوم يسمعون » سماع تدبر واتعاظ.

Ama hayır, tahmininizde yanılmış olursunuz çünkü benim vücudum birçok şey için elverişli olarak tasarlanmış değil -- belki ağır taşları kaldırmak için iyi tasarlanmış.

لكن لا، كنت على خطأ لأن جسدي غير ملائم لعمل الكثير الأشياء -- قد يكون ملاءما بشكل جيد لرفع الصخور الثقيلة.. ربما.