Türkçe → Arapça
destekleyici Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Destekleyici ve ilgili ebeveynlerce büyütüldü.
تربى تحت رعاية والديه وعنايتهم.
Bu Berlin'deki Kickstarter destekleyici partimde çekildi.
هذه هي حفلة Kickstarter خاصتي في برلين.
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?
أو للمبصرين منا، ماذا عن عدسات عين لاصقة تساعدنا في حياتنا اليومية؟
Geçen çeyrek yüzyılda, tüm temel destekleyici teknolojilerin coştuğunu gördük.
لكن خلال ربع القرن منذ ذلك الحين، شهدنا كل الأسس الداعمة للتكنلوجيات تتطوّر بجنون.
Üçüncü olarak, USC Hukuk Fakültesi'nde, son derece destekleyici bir iş yerinde çalışıyorum.
و ثالثاً أعمل في مكان عمل داعم في كلية الحقوق في جنوب كالفورنيا
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?
"لماذا الشخصيات النسائية على شاشة التلفزيون ينبغي دائما أن تكون جميلة، حلوة، بريئة وكما تعلمون، داعمة؟
Ve başkalarının hatalarına dalga geçmek için değil fakat sevgi dolu, destekleyici biçimde değinir ki herkes yararlansın.
وتشير لاخطاء الاخرين, ليس بسخرية ولكن بحب, ومسانده
Ve, şunu söylediğim için mutluyum, bu sıfırsız toplamların bağlantıları, ahlaksal sahayı genişletebileceğine dair destekleyici şeyler var.
وكما تعلمون، وأنا سعيد لقولي أنه بأعتقادي أن هناك أدلة حقاً غير أنه من مجموعة الاتصال بالعدد اللاصفري يمكن توسيع البوصلة الأخلاقية.
Bu argümana inanmayanlar için, gezegenimizde otların ve ağaçların beyinleri yok, ama burada tezimizi destekleyici kanıt şu hayvan-- denizüzümü.
الآن بالنسبة لأولئك الذين لا يعتقدون في الحجة، لدينا الأشجار والأعشاب على كوكبنا دون أن يكون لها دماغ، لكن الدليل الحاسم هو هذا الحيوان هنا --
Merkezde sıvısı, ve onu çevreleyen duvarı vardı, ve destekleyici lifler iskeletin boyuna olan eksen üzerinde çaprazlanmış helezonlar şeklinde düzenlenmişti.
له سائل مركزي وحوله جدار محيط, والالياف المعززة في الجدار
Destekleyici bir toplum anlayışını harekete geçirebilir ve bu insanları onunla çevreleyebilirsek, bu hikayeler cidden birbirimiz hakkındaki fikrimizi değiştirebilir.
ان هذه القصص يمكنها ان تغير من كيفية نظرنا الى انفسنا.. والى الاخرين واذا كان بامكاننا ان نجمع مجتمعاً يدعم هؤلاء الافراد
Size şimdiye kadar gösterdiğim örnekler gazetecilerin, besin destekleyici ürün satan tüccarların ve natuopatların (dogal ürün sağaltıcıları) kendi çıkarları için kanıtları çarpıttığı örnekler.
ما أريتكم إياه هو مجرد أمثلة لطرق بسيطة ومباشرة التي يستخدمها الصحفيون ومروجوا العقاقير والمنتجات الغذائية والعلاج بالأعشاب
İlgili kelimeler ve ifadeler
- destekleyici araçlar أدوات دعم
- destekleyici bakım الرعاية الداعمة
- destekleyici belgeler الوثائق الداعمة
- destekleyici çevre بيئة داعمة
- destekleyici dokümanlar الوثائق الداعمة
- destekleyici faaliyetler الأنشطة الداعمة
- destekleyici için لداعم
- destekleyici kanıt أدلة داعمة
- destekleyici materyal مادة الداعمين
- destekleyici ortam احفظ البيئة
- destekleyici terapi العلاج الداعم