Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

derece derece Arapça dilinde

تدريجيا

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Ve bunlar derece derece değişiyor.

و هذا يأتي بالتدريج.

Teknoloji, otomasyon ve dijital maddeyi derece derece ekonominin içine katmaya başladığımızda

و عند البدأ تدريجيّا في إدخال التكنولوجيا والتشغيل الآلي للمكاتب والأشياء الرقمية في الاقتصاد،

Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.

« فذرني » دعني « ومن يكذب بهذا الحديث » القرآن « سنستدرجهم » نأخذهم قليلا قليلا « من حيث لا يعلمون ».

Bu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece ( azaba ) yaklaştıracağız.

« فذرني » دعني « ومن يكذب بهذا الحديث » القرآن « سنستدرجهم » نأخذهم قليلا قليلا « من حيث لا يعلمون ».

İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim ' e verdiğimiz kanıtlardır. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz.

وتلك الحجة التي حاجَّ بها إبراهيم عليه السلام قومه هي حجتنا التي وفقناه إليها حتى انقطعت حجتهم. نرفع مَن نشاء من عبادنا مراتب في الدنيا والآخرة. إن ربك حكيم في تدبير خلقه، عليم بهم.

Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onları, bilemiyecekleri yönlerden derece derece düşüşe yuvarlayacağız.

« والذين كذبوا بآياتنا » القرآن من أهل مكة « سنستدرجهم » نأخذهم قليلا قليلا « من حيث لا يعلمون ».

Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece ( azaba ) yaklaştıracağız.

« فذرني » دعني « ومن يكذب بهذا الحديث » القرآن « سنستدرجهم » نأخذهم قليلا قليلا « من حيث لا يعلمون ».

Kendi katından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

« درجات منه » منازل بعضها فوق بعض من الكرامة « ومغفرة ورحمة » منصوبان بفعلهما المقدر « وكان الله غفورا » لأوليائه « رحيما » بأهل طاعته. ونزل في جماعة أسلموا ولم يهاجروا فقتلوا يوم بدر مع الكفار.

Ayetlerimizi yalanlayanları ise, onları bilmeyecekleri bir yönden derece derece ( günahları yükletip azaba ) yaklaştıracağız.

« والذين كذبوا بآياتنا » القرآن من أهل مكة « سنستدرجهم » نأخذهم قليلا قليلا « من حيث لا يعلمون ».