Türkçe → Arapça
dedikoducu Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bana meraklı dedikoducu diyen adama mı?
"الفضول الرهيب" هذه هى كلماته حسب ظنى
Demek istediğim, oldukça dedikoducu, şu telgraflar.
فهم يخدعون بعضهم البعض، يثرثرون كثيراً،
Biri iftira atmış olmalı. Dedikoducu kimseler var. Neden?
تنتشر الإشاعات دائما وتتطاير بلا سبب، بالمكتب
Odun bitince ateş söner, Dedikoducu yok olunca kavga diner.
بعدم الحطب تنطفئ النار وحيث لا نمّام يهدأ الخصام.
Dedikoducu sır saklayamaz, Oysa güvenilir insan sırdaş olur.
الساعي بالوشاية يفشي السر والامين الروح يكتم الامر.
Ben dedikoducu değilim Bayan Simmons. Psikiyatristim. Elbette.
لست ثرثاراً سيدة "سيمونـس", بل أنا طبيب نفسانى بالطبع
Huysuz kişi çekişmeyi körükler, Dedikoducu can dostları ayırır.
رجل الاكاذيب يطلق الخصومة والنمّام يفرّق الاصدقاء.
Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.
الساعي بالوشاية يفشي السر. فلا تخالط المفتّح شفتيه.
Madem beni meraklı bir dedikoducu olmakla suçluyorsunuz, size iyi günler diliyorum.
حسنا,بما انك تتهمنى بالفضول الرهيب, فأتمنى لك يوما طيبا
Dedikoducu, yerici, Tanrıdan nefret eden, küstah, kibirli, övüngen, kötülük üreten, anne baba sözü dinlemeyen, anlayışsız, sözünde durmaz, sevgiden yoksun, acımasız insanlardır.
نمّامين مفترين مبغضين لله ثالبين متعظمين مدّعين مبتدعين شرورا غير طائعين للوالدين
Yazdı ve yazdı; benim yazışma tüm borçları tasfiye ve sonra gitti benden bir dedikoducu mektup beklemek ne olursa olsun hiçbir sebep yoktu insanların yazılı tüm hakkında hiçbir şey.
لقد كتبت وكتب، وأنا تصفية جميع المتأخرات من مراسلاتي، ومن ثم ذهب حول الكتابة إلى الناس الذين ليس لديهم ما يدعو لتوقع مني رسالة ثرثار عن أي شيء على الإطلاق.