Türkçe → Arapça
dağılan Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Dağılan toz duman haline geldiği
« فكانت هباءً » غبارا « منبثا » منتشرا، وإذا الثانية بدل من الأولى.
Ana tünelden dağılan düzinelerce tünel olmalı.
توجد دزينة أنفاق تتفرع من النفق الرئيسي
Geçen yıldan beri hapishanede olan benim ama esas dağılan sensin.
أنا من كان في السجن في العام الماضي وأنت الذي أخفقت
O gün yer ve dağlar sarsılır ve dağlar, dağılan kum yığınları olur.
يوم تضطرب الأرض والجبال وتتزلزل حتى تصير الجبال تَلا من الرمل سائلا متناثرًا، بعد أن كانت صُلبة جامدة.
Gün gelir, yer ve dağlar titrer ve dağlar dağılan kum yığınına dönüşür.
يوم تضطرب الأرض والجبال وتتزلزل حتى تصير الجبال تَلا من الرمل سائلا متناثرًا، بعد أن كانت صُلبة جامدة.
Yeni teknoloji ve yenilikçi hak yönetimi sistemi ile dağılan keyfe bakın.
أنظروا فقط لكل المتعة التي تنتشر عبر نظام متقدم لإدارة الحقوق والتكنلوجيا الحديثة.
Ve dağılan bu enerji ısı formuna dönüşür ve bu etkiyi siz de biliyorsunuz.
حيث تقوم بتبديد هذه الطاقة على شكل حرارة، جميعكم يعلم هذا التأثير.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.
فالذين تشتتوا جالوا مبشرين بالكلمة.
Gün gelir; yer, dağlar şiddetle sarsılır ve dağlar dağılan kum yığınları haline gelir.
يوم تضطرب الأرض والجبال وتتزلزل حتى تصير الجبال تَلا من الرمل سائلا متناثرًا، بعد أن كانت صُلبة جامدة.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.
وابقي بقية اذ يكون لكم ناجون من السيف بين الامم عند تذرّيكم في الاراضي.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!
كما يذرى الدخان تذريهم. كما يذوب الشمع قدام النار يبيد الاشرار قدام الله.
Sonrasında, atmosfer basıncıyla parçalandı, ufalandı ve etrafa dağılan küçük parçaları da bir miktar hasar yarattı.
وقد إنفلق تحت تأثير الضغط الجوي، تفتت، ثم تساقطت الأجزاء محدثة بعض التلفيات.